Bu aşk varya insana tükürdüğünü yalattiriyor. Ben ona asla dönüp bakmam dediğin kişi bir gün geliyor, vazgeçilmezin oluyor. Lanet olası aşk böyle tehlikeli işte...
açmamış çiçekte gördüğündür,
ben böyleyimdir,
ama ne yapayımdır,
bir ilaç firması kalemine sarılıp
kendine söylediğin özlemli şiirlerdir,
sabah kalkar kalkmaz saatine bakmaktır saati umursamadan
amacın onu hatırlamak olduğu için,
aşık olduğun memleketini sevmemektir bazen de,
düştüğünde çaresiz istanbul yollarına sokak kedilerine sormaktır
ne yapayım ben cümlesini,
cüzdanının en değerli eşyan olmasıdır paradan münezzeh düşüncelerde
sırf içinde ondan bir parça var diye,
kendine haykırdıklarnı ona fısıldayamamaktır,
düşüncelerde var olduğu bilmektir,
rüyanda onu rüyada görüyormuşçasına uzak,
güzel gözlerinin karşında sana bakıyormuşçasına yakın olmasıdır,
kalmasıdır hep bir yerlerde sesinin...
Bulutlu bir gün. Güneş göz kırpmayı kendine çok görür gibi sakınıyor bizden. Varlığını hissettiren tek şey.. Sıcaklığı. iklimlerden baharları sever insanoğlu. Ne yakar kavurur, ne de dondurur. Ben en çok kışı severim. Yetişeceğim bir yere geç kalacaksam eğer, sadece karın bana engel olmasını dilerim. Karı, beyazı, soğuğu,kışı.. Herkes sevip, benimseyemez. Halbuki aşkın kıymetini anlayıp bilebilen kişiler hayrandır kışa. Kış, zorluk ve meşakkattir geçiçi hayatta. Maneviyatta denkliği, aşka tekabül eder.
Aşk..
Geçiçi birliktelikler yaşamış ve bir türlü dikişi tutturamamış insanoğlu, onunda yalancı bir bahar yağmuru veyahut kış güneşi olduğunu düşünür. Bense, onların içinde bulunduğu bu duruma çok üzülürüm. Değerini yetersizleştirirler çünkü. Aşk kutsaldır. Bu davranışı haketmez. Belki de, dikiş tutturamayışlarının sebebi bu terbiyesizlikleridir... Eminim. Yukardaki'nin laneti, bu densizlerin üzerinedir.