kalp çarpıntısıyla başlar mide kasılmalarıyla devam eder. belli bir süre havada yürüyormuşsun etkisi yapar, gece uykusuz bırakır gündüz yinede fişek gibi dolaştırır. yüz kaslarını gevşetir devamlı gülersin. vücudun salgıladığı ve aşkın vermiş olduğu o şeyler yokmu ah ah körolmayasıca... derken onsuzluğun vermiş olduğu yoksunluk kirzleriyle sona erer. bünyede kalıcı hasar yaptığı görülmüşsede vazgeçmeside imkansızdır.
sahip olamadıkça biriktirilmiş hazdır..cinsel çekim ile bire bir ilintilidir..o nedenle çılgın aşıklar bir süre sonra aşkın yerini sevgi veya alışkanlıkların aldığını söylerler..oysa ki 2 insan arasındaki ilişki; suretlerin göründüğü andaki kalp çarpıntısına, ten vs.uyumuna, et parçasına olan düşkünlükle ölçülemeyecek kadar yüce bir sebepten kaynaklandığında anlamlı olur.
tanımı yapılamaz durumdur. ama illa yapıcam diyen varsa da böyle bir şey ortaya çıkar.
!^yç?+%y5:ğxt+^4t.^ty.35yx1ğ=!^+.13240.13x40ğ:^!+ cğ0ç^%!yğ0^%y.o.y0y)’:^!+ cğ0ç^%!yğ0^%y.o.y0y’^+?%!^ğ=.
Aklıma aşk denince önce elif şafak'ın şu malum kitabı geliyor ki sevmem kendisini.
daha sonra şu saçma sapan aşktan bahseden türkçe pop şarkıları geliyor ki illaki bir yerde dinlemek zorunda kalmış daha doğrusu katlanmak zorunda kalmış ve nefret ettiğim şarkılardır ki bu da ben de iyi çağrışım yapmıyor.
beyin biraz ısınınca önceki yaşanmışlıklar geliyor ki bunlar da pek iyi bir şey değil.