insanın zamanını alan hayli uğraştırandır. Aşk yüzünden uzun yolculuklarımız, yere çakılacağımızı bildiğimiz hade yaptığımız amansız uçuş denemelerimiz olur. Bazen apansız kapı önlerinde kalır, bazen gece yarıları telefonlara sarılırız. Kimi zaman tüm geceği sevdiğimizin ışığını gözleyerek geçiririz. Cinayet ya da intihar planları yapar, ölmek öldürmek isteriz. kabus gibi geceler türlü hayal kırıkları yaşarız kimi zaman. Çılgın mektuplar, hisli şiirler yazarız. işte bunların hepsini bize yaptıran tuhaf sanrı.
tabiki sevdiginin sıcaklıgını ruhunda, teninde ve kendinde hissetmektir.her geçen saniye daha fazla yanmaktır.aynı zamanda özlemektir her saniye.gece uykularının kaçmasıdır, teni tenine degmedigi için sevdiginin.gerçekten hissettiginde yaşamaya yeni başladıgını anlamaktır.
aşk gerçekten güzeldir, maşugunu bulduysan.
''Beynimizin en ilkel haliyle aşık oluruz: Sürüngen beyniyle Aşık olunca serotonin seviyemiz bir nevrozun seviyesine düşer. Normalde bu depresyona yol açar ama aşık insandaki sonucu sevdiği kişiye tapılmasıdır ve bu uyuşturucu gibidir. Ama uyuşturucunun etkisi geçtiğinde vücut artık kendini diğer kişi olmadan düşünemez. işte bu bağımlılığa bir isim vermişler: Aşk ''
depresyon halidir, beynin bir yere odaklandığı haldir. her zaman insan depresyona girer ve belli bir süre sonra çıkar zira sonsuz bir aşk tarifi yoktur.
canın yanar belki, ama o hiç gitmez içinden. seversin, sevilirsin. gidersin, dönersin. ölürsün, dirilirsin. ama o hep oradadır. canını en yakan anda bile, ne olursa olsun, iyi ki var diyebilmektir aşk.
Gözlerin kapanır kapanmaz canlıymışcasına beliren siluet, dudaktaki gülümsemedir. Tek başına yaşarken, birden hatırlanan en son anıların onunla olduğu gerçeğini kabullenmektir.
iyiki vardır. Onsuz hayat hep eksiktir, boştur.