herkesin zamanında ya da şimdi hastası olduğu bir ünlü mutlaka vardır. scarlet, mia farrow, gülşen bubikoğlu, aydan şener,norah jones, kate winslet... uzar gider bu. kadınlar da kendilerine göre yapsınlar listelerini.
şöyle söyleyim o ünlü çıkıp gelse; siz, sevgiliniz kim olursa olsun; bırakıp onu tercih edersiniz. böyle biri her insanın zihninde vardır.
peki bir kızı sırf bu ünlü için reddettiğiniz oldu mu? 'kusura bakma ama ben mia farrow u seviyorum. her ne kadar onun benden haberi olmasa da ölene kadar onu bekleyeceğim'. hiç böyle dediğiniz oldu mu? olmadı di mi?
o zaman şöyle diyoruz gencolar:
'demek ki aşk elindekiyle yetinmekmiş.'
buradan aslında aşkın olmadığı yorumu da gayet rahat çıkabilir.
çeşitli nörokimyasalar aktiviteler, reaksiyonlar ve hormonal denge değişimleri sonucu oluşan duygu. abartlımasının sebebi evrimin bir çeşit oyunudur daha modern bir toplum daha teknik bir toplum ve daha samimiyetsiz duygular ve bu samimiyetsizliği bastırmaya çalışan aşıklar maşuklar vesaireler.
aşk, o'nu görmediğin bütün bir gün o'nu hayal etmek, keşke karşımda olsa da gözlerimi hiç ayırmadan baksam demek, karşında olduğunda ise gözlerinin içine bakamamak, orada başkalarını görmekten korkmaktır..
--spoiler--
Aşk bir kapıya varan imiş..Kapıya vuran imiş, bir kere vurup, bin kere duran imiş.. Aşk imiş ölüm.. "Ölmeden önce ölün" diyen Peygamber imiş.. Aleme Sultan imiş. Ahmed-i Mahmud imiş, aleme rahmet imiş.
--spoiler--
aşk sevdigim için bi gece yarısı keni canından bile vazgeçmek aşk,yaşanılan ön kutsal duygu,aşk herkezin üzerine çok şey yazp çizdigi ama yaşamayanın gerçek anlamda bilemiyecegi karmaşa dünyasır.
acizane fikrimdir: insanın ömründe sadece bir kez yaşayabileceği stabil duygudur. şöyle ki insanoğlu pekcok kişiyi veyahut nesneyi sever sayar ömrü hayatı boyunca. ancak ölürken yalnız birtanesini düşünür. ve öldüğünde yalnız bir tanesini yanında ister. bu kişi belki karısıdır. belki hic unutamadığı ilk sevgilisidir. belkide annesi. işte ölürken dahi yanıbasında görülmek istemem bu kişiye duyulan sevgi aşktır.
dünyanın sadece onun etrafında döndüğü,çok mutlu olduğun ve onun dışındaki herşeyi gözden çıkardığın, uğruna yapamıycan hiç birşeyin olmadığı,onu kendinden çok sever hale geldiğin olaydır aşk. ve hiçbir zaman akıl işlemez aşkta.
ya onu istemek ya da kimseyi istememektir. onun nefes aldığı odaya ondan başka kimseyi yakıştıramamak, fazlalık olarak görmek bir hastalık mıdır? sevmek değil bence bu. ben annemi severim, kitapları severim. ama bir onu isterim. "bir ellerin bir ellerim yeter belleyelim, yetsin"