neler yazmak isterdim şimdi, seni öyle çok seviyorum ki!
herkesin aşk tanımlarını yarıştırdığı bu dünyada, şimdi susmak daha büyük bi sevgi gösterisi..
kaçanın kovalanması, kovalananın rehavete katılıp bir anda kovalayan olması, daha önce kovalayanın kovalanan durumuna geçmesi ve daha fazla acı çekmek için, neydik ne olduk diyebilmek için, gözleri şişercesine ağlamak için tekrardan kovalanan durumundan kovalayan durumuna düşen tarafa kovalanan durumuna düşmesi için bir kez daha yol vermesidir. anlatması bu kadar karışık olan bir şeyi yaşayıp da zevk aldığını söylemek saplantılı bir hastalıktan başka ne olabilir ki?
hani yagmur sonrası toprak kokusunu içine çekersiniz ya. ne hoş gelir o koku.
hani çiçegi kokladıgınız da bir iç çekersiniz ya.ne de güzeldir sizin için o koku.
ne zaman ki sevgiliniz size herzaman öyle kokar onu koklamaya öpmeye doyamazsınız işte o aşktır.
annenizi göremediginizde veya babanızı onları özlersiniz ya.
muhabbetini çok sevdiginiz bir abinin muhabbetini ararsınız ya bazen.
sevgilinizi görmediğiniz de öyle özleyip muhabbetinide o denli arıyorsanız. işte o aşktır.
sizin mutlu olmadıgınız zamanlarda bile kendinden çok düşündügünüz insanlar yok mu ?
o zaman siz aşık değilsiniz.
seni seviyorum demek değildir aşk. onun gözlerine baktıgında seni sevdigini anlamaktır.
çok klişe oldu bu diyorsanız. yaşamanızı tavsiye ediyorum.
aşk işte tanım bulmaya zorlarken durup durup geri silmektir belki de kelimeleri..
aşk işte her sabahın ortak olduğunu düşünüp bir günaydını da ona saklamaktır gülücüklerle..
aşk işte yıkmaktır tüm duvarları öbür tarafta ne olduğuna aldırmadan..
aşk işte sesini duydukça kalbin boşluktan düşermişçesine acı verici ve sonsuz umut dolu hisettiren..
aşk işte başa çıkılamayan,engel olunamayan,bırakılamayan,en kötü bağımsızlık..
aşk çünkü işte duygular özgürlüğün ülkesinde..*