nam-ı diğer sarmaşık...
ya da benim tabirimle güvercin ağı...basit kurtulası görünen güvercinin ayağını attığı anda zinhar kurtuluşunun olmadığı kurtulmak için attığı her adımda daha çok dolandığı ve en nihayetinde ayağını koparmadan kurtulamadığı kısır döngü...
aşksız geçen bir ömür beyhude yaşanmıştır. acaba ilahi aşk peşinde mi koşmalıyım mecazi mi yoksa dünyevi semavi yada cismani mi diye sorma! ayrımlar ayrımları doğurur. aşkın ise hiçbir sıfata ve tamlamaya ihtiyacı yoktur. *
simya ile kimya nın karışımıdır. yani ruhunuz büyülenir ve kimyanız değişir. Aşık oldunuz... Aşık olduk.. her çeşidi güzeldi. Aşk imkansızı basitleştirir . * kalbimizde ruhumuzda bir yanardağ var ise aşk lav gibi püskürendir; sesiyle depremiyle ardında bıraktığı küllerle kötü de bittiği olur. aşk yağmur gibidir aşağıda bekleyen toprak yeteri kadar emmeli ve o kadar fazla olmalı yoksa boşa akmak istemez aşk. israf etmemeli ama yine de bol bol kullanmalı... aşk adamı delirtmeli hasta etmeli birkere ki doktora gitmek veya doktoru getirmek olsun sonunda. Aşk yan komşum, senin farkında olmayan, bir bakış ve bir bakmayıştır..
Ahmed Rufâi, Abdülkâdir Geylâni, Fahreddin Irakî, Mevlâna Celâleddin gibi bir çok değerli zât Allah'tan ''Aşk'' ismiyle sözetmişlerdir çeşitli zamanlarda...
sevilecek, öylesine sevilecek ki, uğruna herşeyden,
benliğinden bile vazgeçilmek sûretiyle O'nda yok olunacak varlıktır, ''AŞK''!
Aşk, O olduğu gibi; âşık da O'dur.
Çünkü O'nun dışında vücûdu olan bir varlık yoktur!
Ve dahi mâşuk, yine kendisidir!
Sevgi, sevdiğin, seven hep O'dur!
Kim, ne zaman, nerede, neyi severse sevsin; sevdiğinin ismi ne olursa olsun, gerçekte sevilen hep O'dur!
''Murad etti ki, kendisinden gayrı sevilmeye; sonra zâhir oldu sevilenler sûretinde; sonra da baktı ki kendisinden gayrı mevcut değil, bu defa hep seven ol kendi oldu!'' cümleleri işte bu durumu açıklar.
iyi bilelim sevgi nedir;
hangi isim altında olursa olsun sevilenler kimdir;
sevgiyi oluşturan cazîbe nedir,
kimdendir,
kime aittir;
ve nihâyet seven kimdir?
''Bildik ki âlemde her ne var, hep AŞK imiş'' beytinde işte bu sırra işaret edilmektedir.