"Aşık olmayana aşk kuru bir kelimeden ibaret. Yarı palavra, yarı safsata. Aşık olmayan bunu anlayamaz, olansa anlatamaz. Öyleyse nasıl söze dökülebilir aşk, kelimelerin hükmünü yitirdiği yerde?"
uğruna bir çok şey feda edilen...
çok beklenilen....
çok istenilen...
sonunda elde edildiği zannedilen....
ama hiç bir zaman elde edilemeyen....
zaman zaman insana "koca bir yalanmış" dedirten...
acısı ne kadar derin de olsa....
"bir daha mı asla" diye yeminlerde edilse...
yine de düşüncesi bile güzel olan duydudur aşk.
tabii gerçekten aşkı yaşamış olanlar için.
başıma bir şey gelmeyecekse aşka inanıyorum.
hep de inandım.
sadece bir sevgiliye duyulan aşkı kastedip aşk yok diyorlar ya.
sevgiliye aşığım.
anneme de aşığım ben. çok yorgun bir günün ardından gelen uykuya da. kardeşime de.
kitaplarıma aşığım.
yaradanıma da aşkla bağlıyım.
aşk yüreğin sesidir.
taklitleriyle karıştırmayınız.
ota, b*ka, her namussuzluğa kılıf hatta prezevatif yapıldığı halde, her ağızda sakız olduğu halde, güzelliğinden, masumiyetinden zerre kaybetmemiş, kutsallığı bozulamamış, hep geçer akçe, ve her türlü süprize gebe, en manalı hayat olayıdır.
aşk; sevginin, tutkunun, bağımlılığın, şehvetin, çekim gücünün bir araya geldiği duygu toplamıdır. hem hayattır, hem ölüm. hem acıdır, hem sevinç. tüm zıtlıkları büynesinde barındıran, eşsiz bir his.
kaynağı sonsuz olmayan akarsu gibidir, akarken güzeldir, kana kana içersin, kuruyunca susarsın, etrafına mal gibi bakmaya başlar, su ararsın başka döl ve rahim yataklarında...