bir şekilde bu seçime özel bir koalisyon kurulmali.
vatansever kuvvetler birliği gibi.
mhp chp hepar ulusal parti dsp tek parti olarak girmeli seçime. vekiller daha sonra meclise girince koalisyon partisinden istifa edip tekrar kendi partilerine katılıp gurup kurabilirler.
Örnek olarak hepar ve ulusal partinin belki oy oranlari az olabilir ama hepimiz biliyoruz ki baraj sebebiyle bu partilere oy vermek isteyip veremeyen onbinlerce seçmen var. bu durumda koalisyon partisi sadece chp mhp hepar ve ulusal partinin son seçimler oy toplamina gelmeyip üstüne de koyacak zira sandıkta umutsuz olup seçime gitmeyen seçmenler de ekstra oy oranı katacak.
ben chp ve mhp ye e mail atıyorum devamli. sizler de bu fikre katılır iseniZ siz de her platformda yazınız.
hala bize mhp ve hepar gibi milliyetçi partilerin chp gibi kürtçü partilerle koalisyon kurması gerektiğini savunan insanlar var. milliyetçilerin bölücülerle işi olmaz. chp gider hdp ile koalisyon kurabilir ama mhp ile asla. öyle bir koalisyon kurulduğunu -ki kurulmaz- varsayalım. mhp'ye bir daha oy atmam. akp gelmiş çokta farketmez. chpkk'dan iyidir.
adalet ve kalkınma partisinin alacağı oy oranına göre, cumhurbaşkanı recep tayyip erdoğan'ın başkanlık ya da yarı başkanlık sistemine geçip geçmeyeceğine karar vereceği seçimlerdir.
seçimin sonucu bellidir aslında.
muhalefet; sorunlara çözüm üretmek yerine iktidar partisinin eski genel başkanına yüklenmeye devam ettikçe ve sloganvari konuşmalarını bırakmadıkça 2025, 2035 ve 2045'teki seçimleri de akp kazanacaktır.
zaten onların meclisteki konumlarından rahatsız olduklarını da hiç sanmıyoruz ya.
Akp'nin %50 veya üzeri bir oy alması demek, başkanlık sistemini cesaretle referanduma götürmesi demektir. Başkanlık sistemi de gelirse zaten göstermelik olan davutoğlu ortadan çekilecek, erdoğan hem cumhurbaşkanı hem başbakan olacaktır.
Yani başkanlık sistemiyle birlikte artık akp bile değil, ülkeyi salt erdoğan yönetecektir. Hedef 2023 deyip niyetini gizlemeyenler içinse 2015 seçimleri irticayı getirmek için bulunmaz fırsattır. Hele bu yolda hdp ve akp uzlaşırsa erdoğan hdp'ye özerklik verecek, onlar da karşılığında erdoğan'ı başkanlığa taşıyacaklardır. Partisi Akp mevcut % 45'te kalsa bile hdp desteğiyle başkanlık referandumundan erdoğan'ın zaferle çıkması muhtemeldir. Ondan sonra da elveda türkiye cumhuriyeti, hoş geldin kürt islam cumhuriyeti...
ldp'nin ilginç bir atılım yaptığı seçim. 50 farklı siyasi-medyatik isme teklif götürdüler, "gelin beraber seçime girelim, %10 barajını aşınca dağılabiliriz" gibi bir şeyler konuşuluyor.
bu 50 kişi tabiki de akp, chp, mhp artıkları...
akp'den idris naim şahin vs, chp'den emine ülker tarhan vs, mhp'den (reyiz) mansur yavaş vs. (mansur yavaş chp'li falan deme ağzının ortasın goyarım zumzuğu *)
aynı günün akşamında balkon konuşmasının, konuşma yapılmasından folloş olmuş bir yerde, bu sefer farklı biri tarafından yapılacağı seçimlerdir. (bkz: anladın sen) (bkz: you got it)
ŞU BECERiKSiZ MUHALEFET YÜZÜNDEN KAYBEDECEGiMiZ SEÇiMDiR. YAYIN GÖTÜNÜZÜ KOLTUKLARA ÜLKE BATMIŞ SiKiNiZDE Mi? ANCAK SON 2 AY KALA MiTiNG YAP , iKi HÖNKÜR SONRA NEDEN KAZANAMIYORUM. imkanı olanlar ancak internet sitenden ekonomik , tarımsal ve diger politikalarını okur ama köylüye vatandaşa git anlat. yok 6 ay varmış, çok zaman falan filan . Sizin yüzünüzden 12 yılır bunları indiremedik.
seçim öncesi yine muhalif partilerin, hükümete; halk uyandı bu seçimde cezanızı kesecekler cümleleri ile meydanlarda boşu boşuna gezip, seçim sonrası utanmadan hala genel başkanlık koltuklarında oturmaları ile sonuçlanacak seçim.
yazık o meydanlarda harcanan paralara. ihtiyacı olanlara dağıtılsa binlerce aile belkide ev sahibi olacak.
bir cumhuriyetçi-milliyetçi olarak ilk defa akp'nin kazanmasını istediğim seçimlerdir.
---
bunu istememin kendimce üç önemli sebebi var:
birincisi; akp son dönemde geldiği çizgi itibariyle abd'nin çok da istediği bir çizgide değil. hatta erdoğan ciddi ciddi kendisini götürmek istediklerini düşünüyor. cemaatin ortaya çıkardığı ses kayıtlarını da muhtemelen kendisini sıkıştırmak ve hizaya sokmak içib abd'nin verdiğini düşünüyor. erdoğan bu nedenle cemaatle sonuna kadar mücadele edecektir. gülen cemaati bu ülke için akp'den çok daha tehlikelidir. ne olursa olsun akp bir partidir. iktidardan düşer, erdoğan ölür, parti dağılıp gider ama cemaat öyle değil. bir kere bütün her yere sızarsa bunu engellemenin imkanı yok. çünkü bir parti veya sivil toplum kuruluşu değiller. üstelik cemaat göbekten abd ve israil'e bağlı. şu an gülen cemaatiyle baş eden tek güç tayyip erdoğan'dır. sevsek de sevmesek de bunu kabul etmek zorundayız. y-chp ise cemaatin kuyruğuna takılmış gidiyor. daha dün askerimize, akademisyenimize, gazetecimize haksız iftiralarla saldırıp içeri tıkan ve bugün bir iktidarı devirmek için uğraşanlar yarın öbür gün başka parti ve oluşum gelse aynısını onlara da yapar. bu nedenle erdoğan'ı tasvip etmesem de cemaatle olan mücadelesini sonuna kadar destekliyorum.
ikincisi; akp'nin olası zaferiyle birlikte bilmem kaçıncı yenilgisini alan muhalefet tarumar olacak, y-chp ve pasif mhp yönetimi hiçbir gerekçe gösteremeyecek ve partilerinin başında kalamayacaklardır. son 12 yıldır hiçbir doğru düzgün muhalif tavır sergileyemeyen ve iyi bir alternatif olamayan bu yönetimlerin değişmesi de türkiye'nin çıkarına olacaktır. hele ki chp yeni çizgisiyle iyice bozmuş; liboşların, cemaatin, kürtçülerin ve sorosçuların partisi olmuştur. mhp baş yönetimi nispeten daha milli gibi dursa da onlar da azan kürtçü terör karşısında militan tavır sergileyememiş ve mhp yönetimi milliyetçi gençliği değil sokaklara dökmek; miting ve gösteri yürüyüşü bile düzenleyemez hale getirmiştir. kürtçü terör istanbulda gösteri yapma cesareti bulurken bile sayın bahçeli aman kardeşliğimizi bozmayalım, aman provakasyonlara gelmeyelim tarzı açıklamalar yapmıştır. işte bu nedenledir ki bir zamanlar milliyetçi hareketin yükselişte olduğu kars ve ığdır gibi yerlerde bile kürtçü terör örgütü hdp, mhp'yi sollayıp geçmiştir.
üçüncüsü; akp son 12 yıldır bu ülke için oldukça gayri milli ve olumsuz işlere imza attı. yabancılara toprak, fabrika, baraj, tesis satımı, özelleştirmeler sonucu elde edilen geçici sanal gelirler otoyol, toki inşaatları gibi eskiyen ve yenileme gerektiren yatırımlarla çarçur edildi. ilaveten akp'nin yaptığı büyük ekonomik vurgunlar ve yolsuzluklar da cabası. önümüzdeki yıllarda sorumluluğun tamamının akp'ye ait olduğu bir ekonomik kriz geliyor ve bu sefer elde işleyen hiçbir milli ağır sanayi tesisi ve üstün teknolojili fabrika da kalmadı. akp 2008 krizini özelleştirmeler ve kâr elde eden kurumları yabancılara satma yöntemiyle savuşturdu ama aynısı gelecek kriz için söylenemeyecek.
öbür taraftan belki de akp'nin bu ülkeye en büyük kötülüğü kürt açılımı adlı güneydoğuyu pkk'ya teslim etme süreci olmuştur. 2002'de terörün nerdeyse sıfıra indiği noktadan şimdilerde pkk'nın güneydoğuda yol kontrolü yaptığı ve kendi yargı ve yönetme gücünü oluşturduğu noktalara geldik. pkk değil güneydoğudaki çoğu şehirde; bugün istanbul, adana, mersin gibi şehirlerdeki bazı mahallelerde bile denetimi sağlayacak hale gelmiştir. kürt açılımı adı altında ülkeyi mafyacı, kaçakçı, katliamcı kürtçü teröre teslim eden akp bu işin elbetteki baş sorumludur.
bütün bu saydığım gayri milli eylemlerden dolayı da akp'nin yaptıklarının karşılığını almasını ve bu çöküşten onların sorumlu tutulmasını istiyorum. eğer farklı bir hükümet gelirse ileride gerçekleşecek ekonomik kriz, kürt açılımının bitmesi sonucu oluşacak terör eylemleri onların üzerine yıkılır. ancak bu böyle olmamalı. akp bütün yaptıklarının ve son 12 yılının faturasını ödemeli ve ülkeyi ne noktaya getirdiğini kendi seçmeni dahil herkes görmeli. akp varsın bir dönem daha iktidarda kalsın ama bu enkaz da onların üzerine yıkılsın! çünkü baştan aşağı hakettiler.
---
yukarıda saydığım gerekçeler nedeniyle akp'yi sevmesem de akp'nin iktidara gelmesini istiyorum. bu elbette 2015 seçimlerinde akp'yi destekleyeceğim ve ona oy vereceğim anlamına gelmiyor. akp'nin son 12 yıldır yaptığı onca gayri milli adım ve yolsuzluktan sonra akp'ye oy vermem. ama öbür taraftan niteliksiz, birilerine dümen olmaya kalkışan ve milli bir hükümet kuracaklarına inanmadığım chp ve mhp'ye de oy vermem. 2015 seçimleri hem iktidarı hem de muhalefeti büyük bir sıkıntı ve sorumluluğun altına sokacak. bu işten olumlu çıkamadıkları halde de türkiye'nin çok farklı siyasi tercihlere ve yeni oluşumlara yelken açacağı muhakkak. ben kişisel olarak hepar'ı beğeniyor ve milli hükümeti kurmaya en yakın parti olarak onu görüyorum ama tabi bu benim şahsi fikrim.
%45 ile akp'nin kazanacağı, chp'nin ömrünün dolduğunun anlaşılacağı, hdp ve mhp'nin oylarını arttıracağı ama hdp'nin seçim barajını aşamayacağı seçim olacaktır.
aynı tas aynı hamam devam edecektir. son düzlükte chp-mhp-hdp üçlüsünden biri bir yenilik yapıp halkı heyecanlandırabilirse işin rengi çok değişir tabi. normalde tek seçim bile kazanamayacak olan davutoğlu 3 dönemlik iktidarın meyvesini yiyecektir.
unutmadan şunu da ekleyeyim hdp ve mhp kısmı alternatifler. bazı kesimlerden oy almaları mümkün değil. bu noktada en etkili patlama potansiyeli olan chp ama dediğim gibi heyecan gerek.