başbakan amerika'ya gider. bush ile görüşür. gerçi gitmesine gerek yoktur. müttefik ya, 2 tuş çevirir karşısındadır bush.
bush : "terörden çektiklerininizi biliyoruz. aynı acıları bizlerde çekiyoruz ve acılarınızı paylaşıyoruz. türkiye bizim en büyük ve en güçlü müttefiklerimizdendir. teröre karşı desteğimiz ve terör karşıtı tavrımız sürecektir." der.
daha düne kadar elini kolunu salladığın, operasyon yaptığın bölgelerde peydahlananlara söz geçiremezsin. sınır ötesi operasyonu yapmak için, yok yok bunu anlaşma metnine koymak için yalvarır durursun. ama bunu da başaramazsın.
a.q. çapulcu pekekesinde amerikan malı silahlar çıkar. işte tam bu sırada destekler tüm ağırlığınca verilmektedir, müttefikin yanında yer alınmaktadır. pekeke amerika tarafından meşrulaştırılıp, düzenli bir ordu haline getirilmektedir diye düşünürsün ama sonra bu düşünceyi kendi kendine yalanlarsın.
sonra bunlardan bihaber ocaklara ateş düşer. sayının önemi yoktur. bazen 2, bazen 13. ama o ateş düştüğü yeri yakar. analar, babalar, bacılar, eşler, çocuklar, sevgililer ağlar, onlarda o ölenlerle beraber ölürler aslında.
o sırada kimi evlerde bbg, ibo şov, bülent ersoy'lu popstar alaturka, pazar keyfi seyredilmektedir.
13 genc insan. 13 hayalleri yarim kalmis, omru 20 yil sanmis, geride kalanlara bir omur boyu surecek derin ve ince bir sizi birakmis evlat. her birinin evinde kiyamet simdi. oy ben ne edeyim, oy ben ne edeyim? o analarla kirk yil, terorun ne taraftan ve kim tarafindan gelirse gelsin, her turune lanet edeyim! lanet olsun!
yıllardır, "operasyon dahil her şey masada" sözünün ilerisine geçemeyen bir "sivil" iktidar, demokrasi adına meclise girip, propaganda yapan "sivil" hainler, her saldırıdan sonra "kınıyoruz, en sert tepki verilecektir" diyen devlet erkanı, önümüzdeki ay abd'ye "şikayete" gidecek olan, "1993 yılının gerisindeyiz kayıpta" diyen bir başbakan...
siz bu ülkeyi devraldığınızda terör hangi noktadaydı ha pek sayın başbakan -buradaki sayın kelimesini, sayın başbakanın, abdullah öcalan için kullandığı manada kullandım- siz ülkeyi devraldığınızda kayıp neydi? siz 1993'te istanbul büyükşehir belediye başkanı bile değildiniz...
yine aynı terane... olan 13 vatan evladına oldu... bugün bir haber daha, yine mayın saldırısı...
kandil bir gece ansızın bombalanmadıktan sonra, hiçbir şey caydırcı olmaz! sivil halk yaşıyormuş da bilmem ne de, o insanlar pkk bünyesinde değil mi? abd her gün onlarca sivil öldürüyor... kandil'dekiler sivil sayılmaz! faşist miyim? kandil meselesinde dibine kadar!
bazılarının yine timsah gözyaşlarına şahit olduğumuz üzücü şehit haberi.
çok mu kötü niyetliyim acaba ama sanmıyorum, 2 gün sonra çıkıp tekrar özgürlük savaşı verdiklerini savunurlar. hepimiz kardeşiz derler, olayın üstü kapatılır. biz karşı çıkarız; şehitleri istismar etmekle, faşistlikle suçlanır yerimize otururuz.
vatani görevini yapan kardeşimi düşündüm bütün gece, uzak o sınırdan. kardeşimi bir an için şehit olan kardeşlerimin yerine koydum. lanet ettim hayata, tiksindim. daha 20 yaşındalar, bizim için görev yaptıkları yerde birkaç çapulcu tarafından şerefsizce şehit ediliyorlar.
analar ağlar, yine önlem alacağız der birileri, sabırlarının taştığını falan söylerler. ne sabırmış be, nolursa olsun taşmadı yıllardır.
dağdaki yavşaklar güler buna, bilirler hiçbir şey olmayacağını, eylemlerine aynen devam ederler. ovadaki yandaşları da timsah gözyaşları dökerek kılıf bulmaya devam eder bu sıfatsızlara, iki gün sonra çıkıp propagandalarına devam ederler her ortamda.
ya o medya...
yıllarca olağan bir şey gibi gösterildi şehit haberleri, toplumu duyarsız hale getirdiler. 13 asker şehit olmuş, ülkeye ateş düşmüş, televizyon kanallarında eğlence programları. millet oynuyor, gülüyor, şarkı söylüyor. oradaki insanların haberi bile yok belki üzücü olaydan, olsa da nolur ki; bu medya, bu siyasiler olağan bir durum haline getirmedi mi şehit haberlerini...
sonuç hep aynı, 2 gün sonra unutulur gidilir, diğer olaylar nasıl hatırlandı ki...
böyle hatırlatıldı;
1993 yılından daha az şehit veriyormuşuz!
vay bee, duyan da çin ile savaş halindeyiz falan sanacak.
hepimiz kardeş miyiz?
siktir lan, bunlar insansa ben değilim...
sehitlerimizin cenazeleri kalkmadan 2 sehit daha ,
Diyarbakır:
Lice'nin kuzeyinde yer alan dağlık kesimde operasyonlarını sürdüren güvenlik güçlerinin geçişi sırasında teröristlerce yola daha önce döşenen mayın patladı.
Patlamada Afyonkarahisar nüfusuna kayıtlı er Caner Örengül şehit olurken, 3 er yaralandı. Yaralılar, Diyarbakır Asker Hastanesi'nde tedavi altına alındı.
Şırnak:
Güvenlik güçlerince Namaz Dağı bölgesinde sürdürülen operasyonlar sırasında teröristlerce daha önce döşenen mayının patlaması sonucu bir uzman çavuş şehit oldu. Bölgede operasyonlar aralıksız sürüyor.
su mübarek gün allah bin türlü belanızı versin .
- baba erhan öz şehit düşmüş.
+ başımız sağolsun oğlum. gidiyorum cenazesine.
- geçen bayram kahvede çay içtiğin genç değil miydi. *
sessizlik çöküyor bundan sonra. her bir şehit ailesi defalarca tanık oluyor bu ana. artık yeter!
pkk nin kendi silah fabrikalarinda urettigi silahlarla yapilan saldiri
yada
yaranicaz diye kulak arkalarimizi bile domalttigimiz abd nin verdigi silahlarla yapilan saldiri.
hala da operasyon için busht la gorusucem diyorsun ya ey tayyip.
sanirim turkiye, osmanlidan sonra hiç bu kadar kisiliksiz bir duruma dusmemisti.
13 askerin olmus hala manevi babadan izin bekleniyor.
rahmetli sunepe ecevit bile kibris harekatinda daha kararli davranmisti.
sana soylenecek soz yok. bence 7 sulaleni topla torununun yanina yerles. daha hayirli.
bu arad bir kez daha askerlerimizin yan gelip yatmadigini gorduk.
hrant dink öldürüldüğünde sokağa dökülen entel, sanatçı ve aydın takımının kınayacağını bile düşünmediğim saldırı. 1 kişi için binlerce pankart hazırlayıp meydanlara çıkan aydınlar(!) bugün muhtemelen sıcacık evlerinde purolarını içip kitaplarını okumaktadırlar.
abd den izinsiz donunu toplayamayan rte nin acizliğinden güç bulan ve palazlanan bölücülerin, dünya nın en büyük ordularından olan tsk ya karşı tek taktiği olan kalleş saldırı.
sabırları taşıran son saldırıdır. adi şerefsiz kahpe döllerinin son bok yemesi. artık birşeylerin yapılma vakti geldi. operasyonsa operasyon. işler kötüleşmeden, daha çok şehit kanı dökülmeden...
r.t.e 'nın olay sonrası açıklamasında askeri makamlarla görüşmesi gerektiğini söylemesini düşündüğüm fakat "bu ay sayın amerika başkanı ile toplantımız var gerekli önlemleri orda alacağız" demesi ile sayın olmayan t.c. başbakanına bi kere daha küfretmeme neden olmuştur..
bazılarıda bu olayın üstüne insanlar askerden kaçıyor, vicdani retçiler artıyor demiştir.
dünyadan bir haber kendi hayal ve korkularını yazma gereği duyanların bilmesi gerekir ki askere bir kere değil on kere daha gitmek isteyenlerin sayısı artıyor.
gidipte senin için boktan bizim için düğün şenliğinden farkı olmayan davada can vermek ölümlerin en güzelidir.
'ALLAH YOLUNDA ÖLDÜRÜLENLERE (ŞEHiTLERE) ÖLÜ DEMEYiNiZ. ZiRA ONLAR DiRiDiRLER. FAKAT SiZ BUNU ANLAYAMAZ, iDRAK EDEMEZSiNiZ ( Bakara Suresi 154. Ayet).' şehitlik kavramını 'çalan' ve kullanan pkk'lı iğrenç mahlukatın, bilmemneci dinsiz devrimciler ve sairlerin kayıpları ise olsa olsa 'niyazi'dir. sadece müslüman asker, askerimiz nail olabilir bu yüce makama... bu elim terör saldırısında hükümetin kusuru var demek ise 'insafsızlıktır', algı kaymasıdır, kötü niyetliliktir, cahilliktir. zira, hükümet en fazla vaktini cemil çiçek'in de belirttiği üzere terörle mücadele hususuna ayırmaktadır.
ne bekleniyor hala? tamam tayyip kötü, hatta bütün siyasi iktidarlar kötü ve yine hatta muhalefetiyle beraber top yekün meclis kötü olsun diyelim yine de bu bu durum bu olayları çözmeyecek ki.
üç aylık eğitiminin büyük bir bölümünü ot yolmakla kalan bir kısmını ise yanaşık düzen eğitimi ile geçiren bir eğitim sisteminden ne bekliyor ki? daha ne bekliyoruz?
bir gün terör biter de değişen askerlik sistemi değişikliği ile kalır orta yerde mi diye korkuyor şevketlu devletlulerimiz. hiç merak etmesinler daha dün ermeniler şimdi pkk teröristleri bu dökülen kanlar yarın bilmem ne bela? bu topraklarda varlığımız sürdüğü sürece daha çok savaşacağız, daha çok şehit vereceğiz. ama gayretimiz bunu en aza indirebilmek olmalı.
şimdi de bir de moda başlamış; şehit verdik kuzey ırak'a girelim. tamam girelim de girdikten sonra çıkacaz bir gün yine şehadet devam edecek. kalsak orada şehit vermeye devam edeceğiz. demem o dur ki; eğitim şart.
televizyonda gördüğüm andan bu yana durmaksızın kufur etmeme sebep olan bu olay bardağı hatta sürahiyi taşıran son damladır en azından öyle olmalıdır. artık mudahalenin vakti gelmiş hatta çoktan geçmiştir bile.
kaçıncı şehit, sayısı bile unutulmuşken hala gozu yaşlı ana baba vatan sağolsun diyebiliyor ise bu başımızdakilerin basireti değil bu insanların geçmişe saygısından ve damarlarında dolaşan kandan bihaber olmayışındandır.
ne yazık ki;
%50lerle başa gelen insanlar nede dağdan inip siyaset yapmaya çalışan lakin daha duzgun turkçe konuşmaktan aciz ahmet kurt pardon ahmet turk bunu anlayabilir...
bütün gün aklıma getirmedim şehitleri. hatta o kadar hayvanım ki gazete almadım, haber sitelerine girip okumadım. aklımdan çıkardım onları. haberleri açtım. daha ilk görüntüyle ağlamaya başladım. gördüm ki bir çoğu benimle yaşıttı. sanırım bu, gözyaşlarımı daha da fazla akıtmama neden oldu. durdum, düşündüm. ne hayvansın sen ya dedim. yok vizeden kötü aldım, yok şu olmadı diye bıkbıklanıp duruyorsun. 15 can gitti orada. bir çoğu seninle aynı zamanda yaşamına başladı. sen evinde otur, okuluna git diye onlar dağlarda çatışmaya girdi. kendi ailemden, sıra arkadaşlarımın yerine koydum gidenleri. iki dua okudum. elimden gelenin en iyisi. rte'nın siyasi hesaplaşmaları çıktı haberlerde. bir de dtp'li diyarbakır milletvekili. sinirimden gözyaşlarım durdu. kapattım televizyonu. iki de küfür ettim bize bunları yaşatan herkese. ama en büyük küfürü kendime ettim. hala bunlara bir dur diyemediğim, yarın hayatıma o 15 can gitmemiş gibi devam edebileceğim için.
her şeye hemen çözüm bulan sevgili hükümetimiz bu soruna çözüm bulamazsa daha çok şehit veririz biz.bu saldırıyı düzenleyenlerin inşllah allah bin belasını veriri bizm milletçe çektiğimiz sıkıntıların, acıların katlarını çekerlet inşallah...
yaptıkları saldırıdan sonra istedikleri şey varlığını hatırlatmak, gündeme gelmekti. böylece hem sempatizanlarına güçlü olduklarını kanıtlayacak, hem de türkiye ye gövde gösterisinde bulunacaklardı. dün akşam sözlükten öğrendim haberi. öğrendiğim an şok oldum, gözlerimden 2 damla yaş süzüldü ister istemez. ama sonra düşündüm ki asıl istedikleri de bu. bizi üzüntüye itip direncimizi kırmak. kim ne derse desin ben bu oyuna gelmeyeceğim.
oturup burada bu hale getirenler utansın,sınırötesi operasyon yapılmalı gibi laflar yazmayacağım. çünkü yapılan hiçbir yorum, hiçbir dilek o 15 aslanı geri döndüremeyecek. o 15 aslanın ölümü artık ders olsun birilerine, anlasınıza lan her şey millet için, vatan için. bunları görüp birlik olacağımıza hala kürt-türk çatışması içerisindeyiz. türk-kürt kardeştir oğlum kafanızı çalıştırın. o 15 adam içinde emin olun kürt şehitlerimizde vardı.
atın at gözlüklerini, suçlu arayacağınıza birlik olun. 15 tane mehmetçiğin ölümü bir şeyleri değiştirsin...
15 aslana bir şeyler demek isterdim, fakat mehmet akif üstadım benden seneler önce söylemiş, bana aynen iletmek düşer:
Vurulup tertemiz alnından, uzanmış yatıyor,
Bir hilal uğruna, ya Rab, ne güneşler batıyor!
Ey, bu topraklar için toprağa düşmüş, asker!
Gökten ecdad inerek öpse o pak alnı değer.
Ne büyüksün ki, kanın kurtarıyor Tevhid'i...
Bedr'in aslanları ancak, bu kadar şanlı idi.
Sana dar gelmeyecek makber'i kimler kazsın?
''Gömelim gel seni tarihe''desem, sığmazsın.