tarih yazmış bir milletin, adını milletinin tarihine altın harflerle yazan evladı ile tarihten taşan bir millete hediyesidir 30 ağustos.
malazgirt ruhu ile, fetih ruhu ile, çanakkale ruhu ile milletçe kutlanmalıdır.
çanakkale de secdeye duran askerle, bayrak tepe adını alacak tepede ölü bedeni ile bayrağını yere sürdürmeyen asker aynı askerdir.
çanakkale de göğsünü düşmana siper eden komutan ile afyon kocatepe den düşmanına kartal gibi bakan komutan aynı komutandır.
düşmanın zulmünden anadolunun dört bir yanında evlatlarının özverisiyle, kanıyla, canıyla kurtulan milletle, bu geceyi huzur içinde, bayrağının gölgesinde, özgür olarak yaşayan millet aynı millettir.
aynı millet olduğunun farkında olanların gözlerinin dolduğu saatlerdir bu saatler çünkü şafağı bekleyen fedakar atalarının korkusuz yürekleriyle bir atar kalpleri.
büyük milletimizin şan dolu tarihinde birçok zaferin yaşanmış olduğu ağustos ayının son haftası kutlanan türk silahlı kuvvetleri haftasının taçlandığı gündür.
tarihimizde 26 ağustos 1071 ve 30 ağustos 1922 de kazanılan iki savaş türklerin anadolu nun yegane sahipleri olduğunu gösteren zaferleri yaşadığımız savaşlardır.
ülke topraklarının işgalcilerden geri alındığı büyük gündür. 26 Ağustos'ta başlayan ve 9 Eylülizmir'in kurtuluşu ile biten Büyük taarruz'un dönüm noktası; dahi kurtarıcımız büyük önder Mustafa kemal atatürk'ün önderliğindeki ordumuzun Dumlupınar meydan muharebesi'ni kazandığı, yunan başkomutanını esir aldığı gündür.
yalnız yunan'lılara değil, yedi düvele anadolu'nun türk olduğunun kanıtlandığı gündür.
içimizdeki nankörlere inat; varolmamızı sağlayan bu gün coşkuyla kutlanmaktadır. tüm askerlerimizin ruhu şad olsun, mekanları cennet olsun.
88 yıl önce Dumlupınar'da bir milletin kaderine yön veren Başkomutanlık Meydan Muharebesi'nin yıl dönümü. Tarihe her daim yön vermiş bir milletin torunları olarak bizlere bu günleri görmemizi sağlayan, vatanı uğruna gözünü kırpmadan şehid olan nice ecdadımıza şükrânlarımızı sunar, bu günlere erişebilmemize olanak sağladıkları için bu mücadelede emek sarf eden Mustafa Kemal ATATÜRK önderliğindeki herkesi minnet ve saygıyla anıyoruz.
büyük gün.
diğer tüm bayramları kutlamamıza neden olan ve herhangi biri kadar bile önem ver(e)mediğimiz büyük gün.
bu kadar solmasının nedenini protokol havasından çıkıp halka yayılamamasında buluyorum. * Ya da protokol artı başka şenliklerle paylaşma geleneğinin olmamasında ya da kısıtlı bir topluluğa ulaşmasında... Halbuki neden bir 4 temmuz gibi değildir?
Bir de, biz türkler, kutlamıyoruz kardeşim. maç olsun, düğün olsun ortalığı sallıyoruz ama geleneklere gelince milli bayramlar olsun dini bayramlar olsun bir şekilde coşku sönüyor ve tüm uygulamalar prosedür gereği oluveriyor. sankim, diyorum, genlerimizdeki göçebelik kırıntıları böyle varlığını sürdürüyor, kayıt almıyoruz, plan takip etmiyoruz, şenliklerimiz * bile göçebe...
86.sını kutladığımız büyük zafer günü. türkiye cumhuriyeti'nin sonsuza kadar baki olması dilekleriyle. zaferin müsebbiblerinin bir daha ne kadar büyük olduklarının hatırlandığı gün. bu bayrak altında yaşayan her ırkın bayramı.
mustafe kemal ve kazım karabekir'in dogudan ve iç anadoludan topladığı, egeden, marmara'dan, karadenizden gelen yiğitlerle kurduğu derme çatma bir ordunun kahramanlık günüdür otuz agustos. 30 agustos'da birçoğu hiç görmedikleri vatan toprağı izmiri kurtarmak, yunan zulmunu bu şehrin uzerinden , ege topraklarından defetmek için toplanmıslardı. tek bildikleri şey orası vatan topragıydı. mustafa kemal cıktı ordusunun basına ve "Hattı müdafaa yoktur sathı müdafaa vardır. Bu satıh, bütün vatandır. Vatanın her karış toprağı vatandaşın kanıyla ıslanmadıkça terk olunamaz." dedi. çoştu kalabalık.
anadolu insanı baş kaldırıyordu, sömürgeye, emperyalizme kafa tutuyordu ayağındaki yırtık çarıkla. dünyanın önde gelen devletlerinin haksızca ve alcakca işgaline "dur" diyerek haykırıyor, emperyalizme boyun eğmektense ölürüz, kanımızın son damlasına kadar savaşırız diye haykırıyorlardı.
ne yazık ki bu gün türkiye'de heycanla kutlanmaz oldu, çünkü dedelerimiz emperyalist güclerin karsısında onurlu bir mücadele verirken, bizler ise boynumuzu eğdik, memleketimin dört yanına yabancılara sattık ve şimdi gizliyoruz bu zaferi, utancımızdan olsa gerek.
ancak karşıkoymaktan korkanlar tarihlerindeki kahramanlıklara yüz çevirir.
zafer bayramı tatil olmasına rağmen özel sektör çalışanları bu gün yine işyerlerinin yolunu tutmuştur. iş verenler ise stadyumda protokoldeki yerlerini almıştır. acaba bu zafer bayramı bir sınıfamı ait?