ayhan sen bu takımdan gitsen, galatasarayım zerre kadar güç kaybetmez emin ol.
mustafa ve barış size karşı o kadar acımasız olamıcam, takımın kazma adamlara da ihtiyacı var.
sabri aferin lan.
alparslan sen bu takımın bankosu olcak adamsın yeminle.
ardacım ofansif anlamda zaten harikasın ama ben olsam seni orta sahada oynatırım. hani oyunu yönlendirecek adamdan bahsediyoruz ya, o istenilen pasları falan anca sen atarsın. elano da atar ama o koşmaz şimdi senin kadar biliyosun.
caner erkinin hucüma dönük oalarak orta sahada çok daha iyi iş çıkardığını son birkaç maçta görenlerin bu maçta iyice anladığı, görmeyenlerin ise artık göreceği maçtır. çalım atma top kontrolü şut ve gol atma becerilerine sahip, defansa yardım eden bir ml'dir caner erkin. dl olarak yaptığı hatalar nedeniyle çok yüklenmemek gerek, zira bunu fm oynayanlar zaten biliyordur.
şenol güneş'in futboldan anlamadığının kanıtı olan maçtır. serkan ve gabric'i geride çakılı oynatarak pasif direnişle g.saray'ı yenebileceğini düşünmüş olmalı. ne zaman ki gabric onu takmadı ve ileri çıktı, onu oyundan aldı. trabzonspor7u kötü günler bekliyor maalesef.
an itibariyle sabri'nin ilk defa defansın gereği bir hareket yaptıgını gördügüm karsılasmadır. adam cizgiden top cıkardı oglum! bir de uzaktan gol atarsa sabri kesin barca'da!
bu maçla bir daha gördük ki, aydın yılmaz'dan ne köy olur ne kasaba. 2.5 senede 23 maç yapabilmiş 30 yaşındaki tobias linderoth gayet fit bir şekilde oyuna girerken kendisinden iki adım önde giden göbeği yüzünden ben utandım.
galatasaray'ın tatmin edici bir oyunla 2-1 kazandığı maç. aydın ve ayhan dışındaki herkesi kutluyorum. aydın, abicim olmuyor. hakikaten olmuyor. sen git dilediğin anadolu takımında oyna bizi de boş yere germe. ayhan sen de istersen futbolu bırak.
Trabzonspor'un acilen bir şeyler yapması lazım. zira bu haliyle ne şampiyonluğu kovalamak falan ilk dört bile çok zor. karşındaki takım yedek ağırlıklı ve doğru dürüst forveti yok hala sahada yokları oynuyorsunuz.
bütün futbol otoritelerinin ters köşe olduğu maç olmuştur. yedeklerle çıkan galatasaray'ın bu karşılaşmada mutlaka puan kaybedeceğini düşünenler fena göt olmuştur. şunu hep beraber gördük ki, yedeklerle bile çıksa bu takımın ruhu yeter kazanmaya. sağol galatasaray.
bugünkü maçta söylenecek en önemli şey gençlere, takımın teknik direktörünün verdiği önem, galatasarayın geleceği için umutlanan bizleri mutlu etmiştir.evet efenim frank rijkaard'dan bahsediyorum. bizim futbol dünyamızın alışık olmadığı, egosu şişmemiş teknik direktörümüzün gençlerle ilgilenmesi, hatalarını samimi bir dille anlatması, onlara değer vermesi bırakın futbolun taktiğini şusunu busunu amatör ruh olan altyapılardaki gençlerimizin umutlanmasına yol açmıştır.messi'yi 16 yaşında şans verip a takıma çıkaran bir adamdan bahsediyoruz..(şimdi messi oğlum mecbur oynatacak yetenek falan demeyin adamın yaptığı işi söylüyorum)
galatasaray lig şampiyonluk falan kaçırsada 2-3 yıl rijkaard'la yola devam etmelidir.alt yapıya jan derks'in gelmesiyle futbolda tam bir kurumsallaşma yoluna girmekteyiz.her sene zaten üç büyüklerden biri şampiyon oluyor galatasaray 1-2 yıl olmasa büyüklüğünden bir şey kaybetmez..ama bu kulübün sağlam temeller üzerine oturması şampiyonluklardan daha önemli..
son zamanlarda belli bir toparlanma dönemi yaşayan cimbomun kazandığı maç olmuştur. gençler ve yedek ağırlıklı bir kadroyla oynadı. çok fazla göze batan biri çıkmadı. herkes, elinden geleni yaptı. gördüğüm kadarıyla aykut, caner, sabri, arda ekstra bir hırsla sahadaydı. zaten maçın kazanılmasında da dördünün katkısı göz ardı edilemez. inşallah bu sene, bu kupayı kaldırırız. peşindeyiz aslanım!
sahaya çıkardığı kadro ile, takımın oyun anlayışı ile, yaptığı değişiklikler ile, maçtan sonraki konuşmaları ile frank rijkaard'ın baştan sona kalitesini ortaya koyduğu müsabaka.