federasyonun çocuğu bursaspor'un, teknik direktörü ertuğrul sağlam'ın ve terörist taraftarının çok sağlam ortada bırakıldığı maç. istenmeyen adamlarımızla bile yendik lan sizi.
Quaresma'mın kırmızısından sonra "öeeeh sikerim böyle takımı" diyip çıktığım ancak daha yarı yoldayken 1 gol sesini duymamın ardından 2.sini de duymamla birlikte tekrar koşarak kafeye gittiğim maçtır.
yarın carlos carvalhal'in istifa etmesini kesinleştiren maç. lan takımın en iyi top yapan oyuncusunu daha 60. dakikada oyundan çıkarmak ne demek ben anlamıyorum arkadaş. ya o edu'ya 90 dakika dayanmak? hiç bir etkinliği olmayan bir forvet alınıp 90 dakika oynatan tek takım beşiktaş'tır bu dünya'da. ayrıca quaresma kardeşim bsg diyorum sana. öyle 2 maçta trivela yapıp göz boyamakla topçu olunmuyor. allahtan kırmızı gördünde takımın sensiz daha iyi mücade ettiğini gördük. yıldızsız beşiktaş en azından adam gibi mücade eden bir beşiktaş oluyor. ayrıca sidnei rechel da silva junior adamsın. nerden buldularsa seni gerçekten iyi etmişler.
carlos carvalhal: ' galibiyeti beşiktaş taraftarına armağan ediyoruz ' diye bir açıklama yapmıştır. ismail timsahın üstesinden geldi. beşiktaş' ım kazandı. bursalı ergenlerin ağlamalarınıda izlemek güldürdü.
roland koch etkisinin galibiyette payı vardır. yıllarca koch'un yüklediği kondisyonla fenerbahçe hep maçı son dakikalarda çevirirdi. bu yıl da beşiktaş'tan bu tarz "comeback"ler görmeye devam edebiliriz.
beşiktaş'ımın kötü oynadığı maçta yıldızlarından yoksun olarak 2-1 aldığı maç. büyük takım kötü oynadığı maçlarda bile kazanabilmeli.
o değilde bursaspor harika oynadı. gerek defans, gerek ofans olarak gayet iyiydiler ta ki quaresma kırmızı yiyene kadar! o ana dek muhteşem top oynayan bursaspor gitti yerine, ''yıldızlarından yoksun takıma karşı nasıl olsa biz bu maçı alırız. zaten az kaldı. quaresma da yok''
diyen bir bursaspor geldi.
maça dair ilginç bir not ise ; maç 1-0 giderken ve q7 kırmızı kart gördükten sonra kesilen elektrikler oldu. şehrimiz 7-8 dakika kadar ışıksız kaldı daha sonra elektrikler geldi bir baktım ki 1-1 olmuş açar açmaz 5 saniye içinde de 1-2 oldu. herkesin hayal ettiği şey başıma geldi.
beşiktaş'ın ne kadar ballı olduğunu gösteren maç. bursaspor 10 kişiyle kanırtacakken hepi topu iki atakla gol yedi. neyse inönü'ye gömmek daha zevkli olacak.
Sevincimizi döktükten sonra artık objektif yorumumuzu yapmamız gereken maç.
2 dakikada oyuncu harcayan milletiz biz. "Quaresma yok ayak bağıydı. yok topuğunu sikeyim. yok artizlik peşinde" ulan bu adam normalde olmadığında atağa çıkabildiğimiz mi vardı.
Zemin kötüydü. Adamlar koşamıyordu zeminde. Takım olarak berbat bir haldeydik. Maçın dönüm noktası ise ilk yarıda Turgay'ın şutu oldu bence.
Toparlanmamız gerek. ilk yarı yanılmıyorsam 5 defans ile çıktık. Carvalhal anlaşılan çekinmiş takımdan. (sidnei,sivok,egemen,ekrem,ismail)
Neyse ki son maçlarımızın artısı olan "kafa topları" kurtardı bizi. Sivok'un golü tamamiyle muazzamdı.
yarınki gazetelerde "kafadan üç puan" türü, beşiktaş'ın maçın son 4 dakikasında attığı iki kafa golüne gönderme yapılabilecek manşetlerin atılmasına sebep olan maçtır.
not: yahu arkadaş bu beşiktaşta bir eksiklik var. yani galip gelsekte insanın içinde bir sıkıntı var. takımda adam gibi bir kaptan olması şart yoksa böyle başına buyruk hareketlerle işimiz zor.
maça ismail köybaşının, ben dahil inanıyorum çoğu beşiktaşlının maç boyu ettiği küfürlere karşı, ulan bende sizin dercesine yaptığı iki ortası damga vurmuştur