az önce trt 3 de türkiye nin maçlarının özeti verilen turnuva.
heyecansız, uzaktan baktım da bala göte nerelere gitmişiz. son dakikada attığımız golleri kastetmiyorum. her maç verdiğimiz akıl almaz pozisyonlar bunun sebebi. defans tamamen amatör oyunculardan kurulu gibi. ileriye baksan çok farkı yok.
sunum bakımından da rezalet yaşanmış lan. ömer üründül ün saçmasapan heeey diye bağırmalarını mı dersin, oyuncuyla konuşur gibi garip anlatımlar mı dersin? ya kazım ya falan.
her şeye rağmen iyiydi, hoştu. güzel olarak kalacak hafızalarda.
2002 dünya kupasıyla birlikte, izlediğim en heyecanlı şampiyonalardandı.
ikisinde de yarı final oynamıştık. ancak 2008'de o son dakika gollerimiz, yoktan var ettiğimiz galibiyetlerimiz, geriden gelerek son dakikada aldığımız maçlar unutulmazdı.
ve tüm dünya da bu son dakika mucizelerini konuşmuştu.
hatta dünya medyası'nda "hakem son düdüğü çalmadan, skor ne olursa olsun, türkiye'ye karşı sevinmemelisiniz" yorumları ve manşetleri atılmıştı. youtube'da bu şampiyonadaki maçlarımız yabancı spikerlerin anlatımıyla mutlaka izlenmelidir.
bütün türk halkına inanılmaz birkaç hafta geçirtendir. öyle ki şu anda bile dönüp dönüp videolarını seyretmekten kendimi alamıyorum. özellikle son turnuvalardaki inançsız, azimsiz futbolu gördükçe kendi kendime soruyorum: "ya biz daha birkaç sene önce bunları yapan takım değil miydik? ne oldu da bu hale geldik?" işte bu yüzden 2008 avrupa futbol şampiyonası çok özlenendir, geri gelsin diye dualar edilendir.
evet yenilgi güzel değil yenilgiyi kabullenemiyorum. fakat asıl mücadelesiz yenilgiyi, azimsiz futbolu, inançsız yapılan işleri kabullenemiyorum. galatasaray'ın son maçtaki mücadelesini düşünürken taa buralara kadar gelmişim. (bkz: 9 nisan 2013 galatasaray real madrid maçı) ne var yani yenilsek bile ölesiye mücadele etsek? çok mu şey istiyorum acaba?
ispanya'nın birinci , almanya'nın ikinci , türkiye'nin üçüncü , rusya'nın da üçüncü olduğu turnuva. ayrıca turnuvadan sonra turnuva'nın şampiyonu ispanya'nın iyi oyuncularından daniel guiza ve teknik direkötleri aragones fenerbahçe'ye gelmiştir.
Türk milli takımı bu turnuvada o kadar zirveye çıkmıştır ki, o yükseklikten akabinde tarihinin en büyük düşüşünü çok sert çakılarak yaşamıştır. Hala da toparlanamamıştır. (bkz: ne oldum değil ne olacağım demeli)