yobazların anti islamist versiyonlarının, derin devletin yakarak öldürdüğü insanları pis siyasetlerine alet etmek için sömüre sömüre bitiremedikleri bir katliamın olduğu gündür. zaten 1993'de derin devletin uzun kolları nerelere uzanmıştı ama tabii gerçeklere bakana kadar tatlı tatlı sömürmek var değil mi, ne gerek var.
öldürülenler kürt ya da müslüman kimliği ön planda olan kişiler olsa emin olun bu sözümona "insan sevgisini" falan da göremezdik, hatta tam tersi "geberdi pis yobazlar" deyip içki ile kutlarlardı.
ne 2 temmuzmuş aq ya,bıktırdınız lan bıktırdınız tamam allah rahmet eylesin ölen kişilere ama öldü bitti olum unutun artık,benim şehidim var hergün kancık orospucocukları tarafından sırtından vuruluyor,ama 1 gün sonra unutuluyor...
ama siz robotsunuz aq hergün 2 temmuz 2 temmuz 2 temmuz tamam alevisin ama aliyi sev,aliyi say diyorsun,ey cahil insan; benim peygamberimi cami yolunda öldürseler ben dahada çok camiye giderim,hadi benide öldür kancık kafir dercesine,vur hançeri sırtıma...
ama siz aleviler işin kolayına kaçıyorsunuz,ben gitmem camiye diyorsunuz ali cami yolunda öldürüldü,ben abdestle uğraşmam insan zaten temiz varlık diyorsunuz,ben oruç tutmam onun yerine hasan hüseyinin 2 hafta susuz kaldığı muharrem orucu tutarım diyorsunuz...
siz varya aleviler siz çok faşistsiniz,ırkçısınız,6 alevi kızıyla çıktım hayatı öğrendim aq,çocuklarınızın beyinlerini yıkamışınız pis yezitler diyerekten sunnilere,müslüman ülkesinde müslüman kimliğiyle gavur gibi yaşıyorsunuz,yapmayın bunu utandırın beni gidin camilere,tutun oruçlarınızı,açın 2 satır kuranın türkçesini okuyun muharrem kelimesi bulabilcekmisiniz,Mantıklı olun...
ben namaz kılmıyorum mesela ama bunun günah olduğunu biliyorum ve kabul ediyorum,ama siz kabul etmiyorsunuz namaz neymiş ki yaw diyorsunuz,ulan bir götünüz oynuyor bir başınız bıktım çevremdeki bu faşistlerden,"inşallah" kelimesini kullandığımda yanımda bir tane adam kalmıyor bu kesin arapçıdır,şeriatçıdır diye...
valla binbir çeşit ırkla,dinle,mezheple bu ülke daha fazla yaşamaz,hergün bunu anlıyorum...
çok acıdır bir insanın yanarak ölmesi hiç bir şey yeniden insanları getirmeye yaramaz madımak olayının acısı yürekleri dağlarken bunun öcü başbağlarda mı alınıcaktı hotel yakmak dinci dediğiniz insanların işiye karısının çoluk çocuğunun önünde öldürülmek kimin işi yok yok dinle mezheple sağ ile solla alakası yok bunun arkadaş bu bir insanlık dışı olaydır tıpkı erzincan'nın başbağlar köyü gibi..Haydi ses çıkartanlar insanlıktan bahsedenler bunlardanda biraz gem vursanıza siyasi idolojilerinizi bırakın madımak acısını gerçekten yaşıyorsanız başbağlardaki katliama ses çıkartırsınız.
mazlum cimen ve metin altıok'un da aralarında bulunduğu 37 kişinin din adına yakıldığı ve yaşar nuri öztürk'ün allah ile aldatmak kitabında bahsettiği gibi ülkemizin düşüşe geçmeye başladığı tarihtir. öztürk'e göre bu düşüş toplu bir tövbe yapılıncaya kadar sürecektir.
çevre illerden "hicret koşusu" var diye devlet imkanları ile otobüs otobüs insan taşırsınız. oysa öyle bir koşu yoktur. ama olmasa ne yazar. allah rızası bu.
sonra aydınların/yazarların kaldığı otelin önüne kamyon kamyon taş taşınır. soranlara kaldırım çalışması var denir ama aslında ne o taşlar kaldırım taşıdır, ne de kaldırım yapmaya müsaittir. üstelik kayıtlarda kaldırım çalışması diye bir hadise yoktur. o gün, sivas'ın hiçbir yerinde de kaldırım çalışması yoktur. ama nasıl oluyorsa taşlar, devlet araçları ile taşınır. kimse de neden sokak ortasına taş döküyorsun demez. devlete göre sorun değildir.
sözde hicret koşucuları sokaklarda nidalar atarak yürüyüşe başlar. aydınları, alevi gençleri kovalamaya başlar. ne asker, ne polis ortalarda yoktur. ne hikmetse çağırılan polisler de "gidin burdan, sizi koruyamayız" derler.
sivas'ta türkiye'nin büyük ordularından biri vardır. ama her ne hikmetse arandıklarında gelemeyeceklerini beyan ederler. sözde çatışmaya gitmişlerdir. ama sivas bu. koskoca ülkenin en büyük ordularından biri orada. üstelik gerçekte böyle bir çatışma da resmi katıtlara düşmemiştir. üstelik ordu, madımak oteline de çok yakındır.
kalabalık göz göre göre birikir, büyür. göstere göstere gelinir. otel kuşatılır. milletvekilleri, başbakanlar, bakanlar aranır. ama hiçbiri umursamaz. hiçbir şey yapmazlar!
ve ölümü bekler 37 can... aslında daha da fazlası. kurdukları barikat geçilemeyince otel ateşe verilir. ağızlarda akıl almayan sözler...
ve milyonların gözü önünde, televizyonlarda canlı yayınlarla 37 can yakılır. sanki tüm ülkeye mesaj verircesine! sanki tüm o yakılan insanlar gibi olanlara gözdağı verilircesine. saatler süren karmaşa, geliyorum diyen katliam, ve yakılan 37 can...
ya peki siyasiler? ne dediler?
süleyman demirel: "halkla güvenlik güçlerini karşı karşıya getirmeyiniz"
tansu çiller:"çok şükür, otel dışındaki halkımız bir zarar görmemiştir"
erdal inönü, aziz nesin'e diyor: "lütfen bir saldırıda bulunmayın."
ve şevket kazan...
olaylar sırasında milletvekili idi. olaylar sonrasında ise adalet bakanı olarak faillerin avukatlığını yaptı. hala meçhul olan, aslında bilinen gerçeklerin...
evet... telsizlerden geçen konuşmalara göre 10.000 kişi 37 kişiyi allah rızası için yaktı. enteresandır cehennem ateşini yakan insanlar da bu 10.000 kişinin içinden insanlar... onlara göre alevi diye, solcu diye birilerini yakmak, allah rızasını kazanmak...
bu sebepledir ki "tekbir" sesleri ile, "cehennem ateşinde yanıyorlar" nidalarıyla yaktılar...
ve unutmadan...
sanırım belki de bu sebeple, "devletin dini olmaz" düşüncesini siklemeyip sünni mezhebi fonlayan, sünni geleneği hariç ne alevileri, ne hristiyanları, ne de diğerlerini tanımayan, ama vergilerini seçtiği dini inanışa harcayan devlet, bu sebepledir ki belki de sessiz kaldı... 37 canı tanımıyorlardı, yakılmaları da bu sebeple umurlarında olmadı...
olay göstere göstere geldi ve aradan 16 sene geçti. ne engellendi, ne de failler cezalandırıldı... zaten nasıl cezalandırılsın ki?
aynı süleyman demirel'ler ve diğerleri değil midir deniz gezmiş'leri astıran, asılması için evet oyu veren ve astırmak için büyük çabalar gösteren...
birçok hardcore müslümanın iman histerisine kapılıp cenneti garantiledikleri gün. o kadar emindiler ki cennete gideceklerine, birsürü insanı yakmaktan imtina etmediler. cennet bu gibilerle, hüseyin üzmez gibilerle dolu olacak. cehhennemden daha kötü olamaz böylesi. istemiyorum insan yakma ibadetini yapanlarla aynı yere gitmek, onların mekanı cennet olacak illa ki, her müslüman sonunda gidecek çünkü cennete, böyle hardcore müslümanlar mı gitmeyecek. insan yakma ibadetini edenlerle olmak istemiyorum sadece, onların yaktığı insanların cehennemi daha masum görünüyor burdan bakınca.
yine 2 temmuzdayız ve yanık kokuları adeta buralara geliyor, madımak'ın altındaki kebapçıdan.
aklımdan çıkmayan vahşet görüntülerinin yaşandığı o kara tarih. çocukluğumdan beri hiç unutamadım. o karanlık yüzler bu ülkede hep oldu, ve hep bizler yandık, hapsedildik, öldük.
refah partili belediye başkanının yol yapılacak bahanesiyle oraya bir gün önceden taş yığarak bu katliamı kolaylaştırması ve aynı insan evladının oradakileri azdırıcı konuşmalar yapmasıyla ayıbın milyar kat arttığı iğrenç olay.o kadar iğrenç ki kuşbeyinli iğrenç kalabalık ağzından köpükler saçarak kahrolsun laiklik diye böğürerek türkiyenin geleceğini yok etmiştir. metin altıok gibi bir insana da kıymışlardır.
edit: önleme kalkmış, enteresan.. yine de silmem gerekmiyor değil mi? evet.
***
gerçek dünyaya siyah dumanlar eşliğinde ilk bakışlarımızdan biridir. 1993 yılının ikinci büyük kaybıdır.
(bkz: uğur mumcu)
o yılların, daha doğrusu doksanların karanlık havasının daha da kararmasına ve kirlenmesine sebep olan duman bu tarihte gökyüzümüzü kaplamış, geleceği kurtarması gereken neslin örnek alacağı ve çok şey öğreneceği insanları da karanlığına hapsetmiştir. bir daha göremeyeceğimiz bir menzile uzanan ipin ucunda vurulmuş bir uçurtmayla kalakalmışızdır.
hiç kimse, en yobaz, en mantıksız, en akılsız insan bu tarihte olanlara hak vermemelidir, destek vermemelidir. cehaletin yaktığı ateş; önce insanları, sonra özgürlüğümüzü yakmış kül etmiştir.
o ateşin hırçınlığıyla değil, yanan insanların enerji verdiği ışıkla aydınlanmalıydı yüzümüz, ancak seytana uyan bir takım insan müsveddesinin şovenist duygularla yaktığı ateş, küçüğünden büyüğüne bir çok insanın yüreğini yakmıştı. içimiz de dışımız da yandı..
madımak da, temmuz da, aydın türkiye tarihi de.. hepsi yandı kül oldu, kaldık issizligin ortasinda..
bir düş gördüm geçenlerde
görmez olsaydım ah olsaydım
içime seytan girdi sandım
keşke hiç uyumasaydım
birdenbire
ateş ve duman
feryadı figan
sanki elele
geliyor habire
üstümüze, üstümüze
canlar sazlar
kan oldular
kesildi teller
durdu nefesler
ama hala
dimdik ayakta
ayaktalar
çığlık kalleş
sessizlik mi dost
ateş ve duman
hain düşman
ıssızlığın ortasında issizligin ortasinda
aydın ve aydın yürekli insanların yakılarak öldüğü türkiye cumhuriyeti'nin yanık ve acı bir gerçeği.sivas katliamı orda bulunan insanlar halktan olan sanatçılardı,gerçek bir devrimciydiler, emekçiydiler. 35 aydı'nın orda olması ve hiç bir güvenlik önlemi alınmaması ayrı bir gerçeği yüzümüze tokat gibi vurdu. yobazların yapmış olduğu bu katliam güvenlik önlemlerinin yetersiz kalması sonucu işlerini kolaylaştırdı ve 35 aydın yanarak kül olarak can verdi.yıkılmış dökülmüşte olsa harabelerin için de çiçek açar.
belediyeden destekli yobazların kışkırtmasına halktan destek gelince...
itfaiyeciler bile istemiye istemiye yangın söndürünce, ki kurtardıkları insanlara daha itfaiye merdivenindeyken tekme atıyolardı...
polis hiç oralı olmayınca...
dönemin belediye başkanı, temel karamollaoğlu denen insan müsveddesinin "bir defa şöyle bir fatiha okuyalım. sonra şunların ruhuna el fatiha diyelim" demesiyle, cihad yemini eden gözü dönmüş yüzlerce sıvaslı hayvanın otele yürüyüp, saatler süren olaylara rağmen hiç bir müdaheleyle karşılaşmadan "cumhuriyet sivasta kuruldu sivasta yıkılacak" nidalarıyla göz göre göre, devletin eli kolu bağlıymışçasına 37 kişi yanarak can verdi.
14 sene oldu...ne o günü yaşayanlar unuttu olanları, ne öfkeleri dindi ne de o günü bize yaşatanların düşünceleri değişti. hala pusuda beklemekteler; milli görüşçüsü, nurcusu, fethullahçısı vs.
gözlerimizin önünde ölen insanlardan bir kez daha özür dileme günüdür bugün. "sizin için hiç birşey yapmadık, yapamadık. kafesteki tavuklar gibi öldürülürdünüz hunharca ve biz hiç bir şey yapmadık" deme günüdür.
türk târihi için kara günlerden birisi. unutturulmaya çalışılan, örtbas edilmeye çalışılan...
türkiye cumhuriyeti vÂroldukça vârolacak irtica tehlikesi, kuytu köşelerde beslenir ve zaman zaman yer yüzüne çıkar. kendisini farklı kulvarlarda ancak hedefi aynı olacak şekilde gösterir. menemen olaylarından en son danıştay baskınına kadar amaç ülke dinamiklerini yıkmak, ülkeyi kuranlarının kanına ihânet etmektir fakirlerin afyonu din olgusunu kullanarak...
bu insanlar için tekbir, kutsal bir toplanma sesidir. allah'ın adını ağza alarak katliam yapmak amacıyla kullanılır. kÂh fuhuş yapıldığını düşündükleri evleri yakarak, kÂh dinsiz îlan ettikleri canları diri diri yakarak.
sivas yerel halkından bir kesim; "o insanlar dışarıdan otobüs otobüs sivas'A geldiler, sivas'ın adını boşuna kötülüyorlar" der. ancak önyargılar insan yaşadıkça yaşar. önemli olan bu hÂllere düşmemektir.
plakası 58 diye olaylar sonrası şehir dışında yolculuklarda laf yiyen, trafikte sıkıştırılmaya çalışılan entry sâhibi ve onun gibiler için "biz yakan değil yananız" dense de yaşanmış olan değişmez. sivas hep bu olayla anılacaktır.
işin trajik boyutu ise devletin görevini yapmamış olmasıdır. normal şartlarda solcuların sırtından copu eksik etmeyen polis gücü, ağzına allah'ın adını alarak salyalarını sağa sola akıtan köpeklere ses etmez. en son hizb-ul tahrir adında istanbul'Da eylem yapan pislik grubu sÂDece izlendi, tıpkı sivas olaylarındaki gibi...