bir insanın hayatı boyunca okuyabileceği en ilginç kitaplardan biridir. distopya'dır. fazlasıyla karanlığa gömer sizi.
ardından kitapta kahramanlarımızın yaşadığı yerin sık sık bir yeri çağrıştırdığını düşünmeye başlarsınız. dilinizin ucuna gelir. tür... türki... yok yok, o kadar da değil. ulan peki bu büyük birader? rec... recep tay... yok yok, naaptın güzel kardeşim, ne alakası var.
uzun lafın kısası; kitabı okurken kendinizi bol bol winston gibi hisseder ve etrafınızda milyonlarca parsons'ın olduğunu farkedersiniz.
bundan 10 sene önce okuduğumda türkiye sınırlarında belirli bir azınlık tarafından okunan bir kitapken artık yeni nesil heyecanlı aşırı politik ergenlerin elinde oyuncak olmuştur. bu tabii ki eserin değerini düşürmüyor ancak benim nazarımda çekiciliğini yitiriyor. nerdeyse camdan aşağı atacağım o derece artık. şuna bak ipini koparan bunu öneriyor. öff baydı.
kitabını okumaya üşeniyorsanız filmini izleyin denilecek george orwell eseri.
kitap 1948'de yazılmış, film 1984'te çekilmiştir. filmi kitabı kadar güzel olmasa da (filmi çekilen tüm kitaplar gibi) en azından kitap hakkında az çok bir fikir sağlar insana.