--spoiler--
2 Eylül darbesinin ABD imalatı olduğunu en yalın biçimde ifade eden bu söz, bizde hep yanlış bilinir. Çoğu gazeteci ve yazar cümleyi "Our boys have done it" (Bizim oğlanlar becerdi) biçiminde kullanageldi. Doğrusu "Senin oğlanlar becerdi" idi. 12 Eylül gecesi saat 04:00'te tanklar Ankara sokaklarını doldurmadan yarım saat önce, Türkiye saati ile s aat 03:30'da, Washington saatiyle 20:30'da darbenin yapıldığı haberi ABD Ulusal Güvenlik Konseyi'ne ulaştı. Güvenlik Konseyi görevlileri, "Damdaki Kemancı" operasını izleyen ABD Başkanı Jimmy Carter'i, Dışişleri Bakanı Edmund Muskie'yi ve Ulusal Güvenlik Danışmanı Zbigniev Brzezinski'yi bilgilendirdiler. Bilebildiğimiz kadarıyla darbenin yapıldığı haberi verilen dördüncü kişi Ulusal Güvenlik Konseyi üyesi Paul Henze idi. Henze'yi evinden telefonla arayan Konsey görevlileri, "Senin oğlanlar becerdi" diyerek "müjdeyi" vermişlerdi. BBC, ABD Dışişleri Bakanlığı sözcüsünün açıklamasıyla darbenin yapıldığını dünyaya duyurmuştu. Bakanlar dururken Henze'nin darbe haberi verilen ilk kişilerden biri olması, 12 Eylül'ün tezgâhlanmasındaki konumu nedeniyle idi. Henze, olayların bu seyrini daha sonra inkar edecekti. Uğur Mumcu'nun kitapları Papa, Mafya, Ağca ve Ağca Dosyası (Tekin Yayınları), Henze'nin inkarının 'meslek alışkanlığı' olduğunu anlamak bakımından eşsiz kaynaklardır. Henze, Ulusal Güvenlik Konseyi'nde Türkiye masasından sorumluydu. Masanın başına, 1977 yılında Ankara'daki CIA istasyon Şefi görevinden gelmişti. Henze'den önceki istasyon Şefi ise ünlü Ruzi Nazar idi. Henze'nin istasyon Şefliği dönemi, Türkiye'de istikrarsızlık ve kargaşa yaratmak için terörün tırmandırıldığı yıllardı. Bu tırmanış, 1977 1 Mayıs'ında ve daha sonra 1978 Aralık'ında Kahramanmaraş'ta kitlesel katliam boyutuna ulaştı. Türkiye'yi hızla 12 Eylül darbesine doğru sürüklenme mecrasına sokmayı başaran Henze, Ulusal Güvenlik Konseyi'ne atandıktan sonra da darbeye yön verenlerden biri oldu.
--spoiler--
Aşağıda darbenin bilançosu görülmektedir. Bu arada bu bilançonun oluşmasında en önemli günahkarlar olan, milletin siyasi düşüncelerinden dolayı kamplara bölünmesine neden olan, kardeşi kardeşe düşman eden ve hatta milliyetçi cephe gibi halkı birbirinden ayrıştıran bir utanç oluşumunu hükümet adı olarak alan devrin siyasileri, maalesef daha sonraki yıllarda tekrar siyaset sahnesinde yer almışlar ve yine maalesef bu acıları yaşattıkları türk milleti tarafından tekrar seçilerek bakan, başbakan ve cumhurbaşkanı olmuşlardır.!!! Sonuç olarak olan yine zavallı halka olmuş, bu halkın zavallılığından faydalanan iç ve dış güçler koltuklarında zevki sefa sürmüşlerdir.
işte 12 Eylül'ün bilançosu Türkiye tarihine ve siyasetine damgasını vuran 12 Eylül Darbesi'nde 650 bin kişi gözaltına alındı, bin 683 bin kişi fişlendi, 50 kişi idam edildi, 171 kişi ise işkenceden öldü.
iŞTE DARBENiN BiLANÇOSU:
Gözaltına alınanlar - fişlenenler
- TBMM kapatıldı, Anayasa ortadan kaldırıldı, siyasi partilerin kapısına kilit vuruldu ve mallarına el konuldu.
- 650 bin kişi gözaltına alındı.
- 1 milyon 683 bin kişi fişlendi.
idam edilenler - idam cezası istenenler
- Açılan 210 bin davada 230 bin kişi yargılandı.
- 71 bin kişi TCK'nin 141, 142 ve 163. maddelerinden yargılandı.
- 98 bin 404 kişi örgüt üyesi olmak suçundan yargılandı.
- 7 bin kişi için idam cezası istendi.
- 517 kişiye idam cezası verildi.
- Haklarında idam cezası verilenlerden 50'si asıldı (18 sol görüşlü, 8 sağ görüşlü, 23 adli suçlu, 1'i Asala militanı).
- idamları istenen 259 kişinin dosyası Meclise gönderildi.
Ölümler ve işkence
- 300 kişi kuşkulu bir şekilde öldü.
- 171 kişinin işkenceden öldüğü belgelendi.
- Cezaevlerinde toplam 299 kişi yaşamını yitirdi.
- 14 kişi açlık grevinde öldü.
- 16 kişi kaçarken vuruldu.
- 95 kişi çatışmada öldü.
- 73 kişiye doğal ölüm raporu verildi.
- 43 kişinin intihar ettiği bildirildi.
Yurttaşlıktan çıkarılanlar
- 388 bin kişiye pasaport verilmedi.
- 30 bin kişi sakıncalı olduğu için işten atıldı.
- 14 bin kişi yurttaşlıktan çıkarıldı.
- 30 bin kişi siyasi mülteci olarak yurtdışına gitti.
Sakıncalı bulunanlar ve işten çıkartılanlar
- 937 film sakıncalı bulunduğu için yasaklandı.
- 23 bin 677 derneğin faaliyeti durduruldu.
- 3 bin 854 öğretmen, üniversitede görevli 120 öğretim üyesi ve 47 hakimin işine son verildi.
Hapsedilen ve öldürülen gazeteciler
- 400 gazeteci için toplam 4 bin yıl hapis cezası istendi.
- Gazetecilere 3 bin 315 yıl 6 ay hapis cezası verildi.
- 31 gazeteci cezaevine girdi.
- 300 gazeteci saldırıya uğradı.
- 3 gazeteci silahla öldürüldü.
- Gazeteler 300 gün yayın yapamadı.
- 13 büyük gazete için 303 dava açıldı.
- 39 ton gazete ve dergi imha edildi.
Dış borçlar
(1980 - 1990 arası)
1980 15,7 milyar dolar
1981 16,6 milyar dolar
1982 17,8 milyar dolar
1983 18,8 milyar dolar
1984 20,8 milyar dolar
1985 25,6 milyar dolar
1986 32,2 milyar dolar
1987 40,3 milyar dolar
1988 40,7 milyar dolar
1989 41,7 milyar dolar
1990 49,0 milyar dolar
1991 50,4 milyar dolar
"ama bil ki bu 12 eylül'de de seni hatırlıyoruz abi. senin sandalyene tekme vuranı değil, idam kararını verenleri değil,
yaşını büyütenleri değil, suçu senin üzerine atanları değil,
seni hatırlıyoruz abi.
babası tarafından doktora götürülmekte olan hasta bir ufaklığın * askerler tarafından darbe olduğu ve sokağa çıkmanın yasak olduğu açıklamasıyla geri döndürülerek eve dönmek zorunda kaldığı bir gündür. sonrası da türkiye için çok zor günler getirmiştir.
millet aç ve açıkta iken, insanlar birbirini hergün palalarla sokak ortasında doğrarken, askerin müdehalesiyle tüm ülkenin refah ve huzura erdiği tarih. bu söylediklerime inanmayan liseli piçler gidip babalarına sorup gerçeği öğrenebilir.
gerekli bir darbeydi. demokrasi dediğiniz dandik kavram insan hayatından önemli değildir ama aşırı demokrat kafalara sokamadık şunu bi.
12 eylül öncesinde iş çığrından çıkmıştı. ortaokullarda bile doğru düzgün ders işlenilmiyordu. öğretmenlerine saldıran öğrenciler her yandaydı. kürtçüleri saymazsak kardeş kardeşin kanını döküyor her gün onlarca kişi öldürülüyordu. kurtarılmış bölgeler, kahveler, sokaklar ilan ediliyordu. polis bile; pol-der, pol-bir diye ikiye bölünmüştü, öğretmenler de öyle.
böyle bir ortama bir günde dur demiştir bu ayar. daha onlarca gencin daha kanının dökülmesini engellemiştir. halk tarafından da gayet olumlu karşılanmıştır.
bugün ise fildişi kulesinde oturup, - halk zaten kenan evren'den tiksiniyor, diye kendini halkın sözcüsü sanıp yorum yapan insanlar epey fazla kişiyi kandırdı. geçen bir ankette okumuştum, zeki ve çalışkan türk halkına sormuşlar , -bugün darbe olursa direnir misiniz? diye. yüzde 70 küsür evet direnirim demiş. evini arabasını yeri geldiğinde karısını kızını yakan adamlara ulan diyemeyen adamlar askerlere direnecekmiş, artık nasıl yapacaklarsa. işte daha demin bahsettiğimiz o fildişi kule sahiplerinin sözler gelen kesim bu. bunu başardılar, kenan evren ve ihtilali halka kaka olarak gösterildi.
ama gerçekte demin de dediğim gibi, darbe halkın çoğunu memnun etti. kenan paşa her gittiği yerde atatürk gibi karşılandı, anayasası rekor bir oyla kabul edildi. elbette bir fişleme vardı ama olmasaydı bile ''o herşeyden üstün halkın iradesi'' -gülücük- kenan paşasının anayasına yine tamam diyecekti hem de seve seve.
türkiye'yi alıp 1980'den 1920'ye götüren darbenin yapıldığı tarihtir. birde göğsünü kabarta kabarta oturdu ya cumhurbaşkanlığı koltuğunda ismini vermek istemediğim kişi. ya sabır, ya sabır.
şimdi ölmekten beter bir halde sanırım. ya da öldü onu da bilmiyorum ama yaşıyorsa da en azından benim emeğim karşılığında boğazından bir damla su, bir lokma ekmek geçiyorsa haram zıkkım olsun diyorum.
türk insanının ultrasonu olan tarih. osmanlıdan kalma alışkanlığı ile türk insanında bir güce tapınma olayı vardır. işte bu tarih türk insanının kime tapacağının en güzel göstergesi olmuştur.
12 eylül karanlık bir gündür. 12 eylül'den önce bir anarşi ortamının ülkede hakim bulunduğu doğrudur ve bunun bir şekilde sona erdirilmesi gerekiyordu ancak darbe sonrası herşeyin neşter atılmış gibi sona ermesi olayların bilinçli şekilde bitirilmediğinin kanıtıdır. ayrıca ''our boys'' tamlamasınıda burada unutmamak gerek. 12 eylül'ün dış kaynaklı olduğu günümüzde artık bilinen birşey. Bununla birlikte günümüzde çok etkin olan yeşil kuşak olarak adlandırılan islamcı dalga bu darbeyle aşırı derecede güçlenmiştir. darbe sonrası ortaya çıkan apolitik ve hiçbirşeyi umursamayan herşeye pragmatist biçimde bakan yeni bir nesil ortaya çıktı ve günümüzde bunun sıkıntıları her anlamda kendini gösteriyor. o günlerden bugünlere geldik. bu karagün umarım gelcekte sağlanacak kimi başarılarla unutulur diye umuyorum ama fazlasıyla iyimserim.
edit:çok klasik oldu ancak bu gerçekleri tekrar hatırlatmakda fayda var diye düşündüm.
-başından beri amerika adına bir yerlere asker göndermemiz yanlıştı -
liberal-komünist savaşının soğuk savaşın içine girmek yanlıştı bütün bunlar bu yanlışları doğurdu.
türkiye kapitalizminin ve işbirlikçisi olduğu emperyalizmin, cumhuriyet tarihi boyunca en büyük direnci, en büyük tepkiyi gördüğü sol harekete karşı gerçekleştirdiği faşist darbe. ülkemizin ikinci cumhuriyet yolunda dönüştürülme sürecinin ilk büyük adımı.
o adımların finali 10 yıllık akp iktidarında atıldı ve ikinci cumhuriyet kuruldu. böylece 12 eylül'ün tüm ideolojik karakteristiği ülkenin siyasi iklimine egemen olmuş durumda.
(bkz: 12 eylül akp ile sürüyor)