"kalecinin omzu çıktı galiba." ömer üründül kafanı s.kim bi sus yaaa.
gereksiz kırmızı kart
terim in paçayı şimdilik yırttığı maç
emre nin kiloları
tuncay ın kendisini sil baştan ispat etmeye çalışması(sen bu hallere düşecek adam mıydın?)
hala türkiye'nin galibiyetini kırmızı kartlara, kalecilerin sakatlanmasına bağlayan taraftarları olmasına rağmen hakkıyla,10 kişilik savunmaya karşı türkiyemin güzel bir galibiyet aldığı maçtır.
hakemin hatasi yuzunden malesef terim kaldi ve gelecegimiz hala tehlikede.10 kisilik takimi yendik diye sevinmesinler cunku haksiz yere oyuncu atildi,o an 'a kadar bizimle basabas oynadilar,goz actirmadilar.bu da sunu gostericek terim kaldigi icin 2008'e gitsek bile bu kafayla fazla kalmayiz orada. yeni bir teknik direktor ile gelecege dair umudum vardi yazik oldu.
not;kotuleyenlere sozum ben terimci degilim milli takimciyim.milli takimin gelecegi icinde bu adamin orada olmasi yanlistir.2008'de onunla ne kadar yol alinabilecegini goreceksiniz. (bkz: bir arpa boyu) terim'in kölesi olmus zihniyet kotule kotulebildigin kadar bu 2008'de dotumuzu kurtarmicak ama bunuda bil.
iskoç hakem hakkında da bir şeyler demeli, yıllardan beri bu kadar oyuna ve pozisyonlara yakın bir hakem izlediğimi hatırlamıyorum.
zoltan gera gibi tecrübeli bir oyuncu da kendini resmen yere attı ve kırmızı kartı, çift sarı karttan, haketti. tartışmak bile komik.
yurdum insanlarının(!) (en büyük düşmanımız olan) havaya açtıkları yaylım ateşinin sebebi olarak gösterdikleri maçtır. adam gibi sevinmesini de üzülmesini de bilmeyen, ya da ısrarla öğrenemeyen bir toplumda maç sonrası programlarında tek konuşulması gerekenin "kaç korner bir penaltı olsun" yerine biraz başka konuların da tartışılması gerektiğini bir kez daha hatırlatan maçtır. ***
milli takımın galibiyetine sevinmeyen bir çok sözlük yazarının olduğunu gösteren maç. anlaşılan bazı kimslerin niyeti üzüm yemek değil bağcıyı dövmek. ne olursa olsun bu takım avrupa şampiyonasına gitsin diye düşüneceklerine fatih terim gidecekse, hakan şükür milli takımı bırakacaksa milli takım da avrupa şampiyonasına gidemesin diye düşünmekteler. bravo size...
şans eseri 3 farkla kazandığımız ** maçtır. önemli olan maçlar yunanistan ve norveç ile yapacağımız maçlardır. fatih terim hatalarını bir an önce düzeltsin vaktimiz kalmadı *.
4-5 gün önceki malta maçında çok şanssız puan kaybı sonrası bu maçın oynanacağını bile bile takıma, teknik direktöre şuursuzca saldıran, türkiye'nin avrupa şampiyonasına gitmesini istemeyen şuursuzların sağlam mı sağlam ayar yediği maç.
"bir günde kral olmayan, bir günde de tahttan inmeyen" fatih terim'i çok çok mutlu eden ve rahatlatan maçtır.
penaltı olması gereken pozisyonda bir anda rakibin 10 kişi kalması, 5 dakikada iki gol bulmamız ve maçı kazanmamız da futbol'un güzel yüzünü bu kez de * bize dönmesinin gösteresidir.
(bkz: futbol ne garip 11 kişi yuvarlak bir top falan)
bir tane bile organize atak yapamadığımız, ilk ve ikinci yarının büyük bölümünde uykunun gelmesini sağlayan futbolun sergilendiği, vasatın altında oynanmış, bitmiş maçtır. dan dun kaleye gelmemiz sonucu elde ettiğmiz 2 gol ve bir tane de hediye gol. macaristan tam bir mahalle takımıymış bu arada. fatih terim'in kasıntı sevinişleri güne damgasını vurmuştur. görüyorsunuz ki fatih bey.. kazandığımız zaman da eleştiri yapabiliyormuşuz kaybettiğimiz zaman gibi. hani siz diyorsunuz ya; kazanırken tüm türkiye kazandı, kaybedince fatih terim kaybetti. maç bitiminde 3-0'lık net bir skora neden sevinemiyorum acaba ben? böyle bir futbol yakışmıyor. bugün karşımızda macaristan vardı, bundan sonra öyle olmayacaktır.
zor geçmiş bir maçtır. dakika 68'E kadar kimse böyle bir sonuç beklemezdi kolay kolay.
millî takımımız gene iyi oynamamıştır. hatt yunanistan karşılaşmasında bala göte çekilen uzaktan şutları içeri alan kaleci, norveç maçında gene aynı olay derken bu maçta da hakemin -bence- yanlış bir karÂrı ile düğümü çözülmüş bir maç olmuştur bu.
duran top organisyonu yapamayan bir takıma büyük takım diyemezsiniz. cez sahası yan tarafından kullanılacak bir vuruşu geriye pas olarak çıkaran futbolcunun*, topu hedefinin 5 metre geriye atması, kontraatak saldıran bir rakip karşısında faciaya yol açabilir.
kaleci hakan arıkan, topu degajla oyuna sokunca paso macarlara kazandırdı topu. bunu yapması da ayrı bir mÂrifet.
emre âşık, 10 pas attıysa yarısını rakibe vermiştir. görev yeri de geri olduğu için küfürleri eksik etmemiştir onu seyredenler.
hakemi aldattığı gerekçesiyle atılan macarın pozisyonu ise oldukça tartışılır. takdir bizim yanımızdaydı diyebiliriz.
... ancak ruhsuz bir milli takım oyunu görmek felÂket can sıkmaktadır. skora sevinilir ama bu skor, bu oyunun skoru mudur? sanmam.
sürekli stres ve heyecandan dolayı afedersiniz çişimi getiren maç. yedi bitirdi maç beni 1. gole kadar. babam zaten kumandayla bi e2'eki norveç-yunanistan maçına döndü, bi a millilerin basket maçına. deli oldum bi zikim anlamadım akşamdan. hayat mı lan bu? kız arkadaşım bile yok. çok yalnızım sözlük ya.
millî takımda hakan şükür'leri, rüştü'leri, ayhan akman'ları, deniz barış'ları görmek istememizde haklı olduğumuzu gösteren maç olmuştur. artık ileri ikilide gökhan olsun, halil olsun, orta sahada emre, yıldıray, hamit, aurelio, serdar olsun... yeter yahu kendimi bildim bileli millî takım aynı 11 çıkıyor, heyecan istiyoruz hoca!
-sakinleşme efekti-
ayrıca halil'in 3. goldeki cesaretini gösterecek millî takım istiyoruz, malta'ya ceza sahası dışından şut çekememiş garantör milli takım değil. yakaladığı yerden çakan forvet istiyoruz, çizgiye inen forvet değil...
bir de malta maçı 11'inden kesilmeyecek iki adamdan biri halil ise, diğeri de emre değil miydi?
ilk yarıda tuncay'ın son dakikadaki pozisyonu dışında pozisyon bulamadığımız, macaristan takımın 10. dakikadan sonra etkili ataklar yaptığı ve başa baş mücadele ettiği, ikinci yarıda emre'nin biraz takımı kıpırdatmasıyla baskı yaratmaya çalıştığımız ancak başarılı olamadığımız. %100'lük bir gol pozisyonundan sonra ve bir penaltı pozisyonu sonrasında -golü yesek çıkaramazdık- macaristan'ın 10 kişi kalmasıyla, macarlar şoktayken gol bulduğumuz, ısrarla sol kanadı kullanmaya çalıştığımız, sağ kanattan da bindirme yapabilecekken bu kanadı kullanmadığımız, biri yine kaleci şanssızlığı ile olmak üzere 3 gol attığımız ancak oynanan temposuz ve kalitesiz futbolun milli takıma yakışmadığı maç olmuştur.
fatih terim'in hala bir oyun düzeni oturtamadığı aşikardır. hakan kritik toplar çıkarmıştır. milli takım forvetinin gökhan ve halil'den oluşması gelecek için taşların yerine oturmasında faydalı olacaktır. serdar özkan'a müsait durmlarda pas atılsaydı -aurelio hep sola attı- topu daha etkili kullanabilirdik.
hakan ve sabri sakat olmasaydı, terim bu kadroyla da çıkmazdı. yunanistan maçının 4 gol atılarak kazanılmasından sonra terim'i nasıl eleştirdiysem, bu maçın kazanılmasından sonra bile terim eleştirilir. keza, takım tempo yaratamamakta ve organize şekilde hücum edememektedir. tuncay ve ibrahim'in sol kanatta 5 metreden birbirlerine pas atması organize olmak demekse, milli takımımızın işinin çok zor olduğu aşikardır.