hayatımın en mutlu günlerinden biriydi. ilk başta "japon intikam tugayı" falan deniliyordu. kim olursa olsun abd bunu hak etti diye düşünmüş ve sevinmiştim...
abd'nin, kendi kendine yapmış olabileceği hiç aklıma gelmedi, hala da bu ihtimale inanmam.. çünkü "abd'nin ilah olmadığını" göstermiştir.
ha evet, bana kızacaksınız, bir sürü insan öldü falan. hiç oralı olmam: biz ölürken iyi mi a.q.? abd'li olmayan insanlar abd yüzünden ölürken iyi mi? hiroshima ve nagazaki'de hala insanlar kan ağlıyor. ve abd'ye kimse bir şey yapamıyor... bu kadar naif olmayın canım siz de!..
george bush'un "kaza anını canlı olarak tv'den izledim. o an aklıma saldırı ihtimali gelmedi. o an tek düşündüğüm ahh ne kadar kötü bir pilot oldu." dediği kaza. ama o sırada ikiz kuleleri çeken hiçbir canlı kamera olmadığı tespit edildi...
11 eylül saldırılarında ikiz kulelerde yarısından fazla insan o gün işe gelmemişti...
evet plan kusursuz. tebrik etmek lazim. cok buyuk beyin i$i. ama oyle de olsa boyle de olsa aci bir hadisenin ya$andigi bir tarih. bu tarihten sonra ozellikle new york'taki degi$iklikler hakkinda bir kitap olur. polis sayisi ve yetkilerinin arttirilmasindan musluman ve ogrenci olanlara bakilan gozlere kadar.
bugun i$te seramoniler, agitlar, mumlar her sene oldugu gibi. gel gor financial district'te birak arabayi park edecek bir spot bulmayi, kaldirimda bile yururken dort bir yani sarmi$ asker ve polislerin keskin baki$lari arasinda okulun i$in yolunu buluyorsun.
halk mal. olaylarin ic yuzunden haberleri yok --kolluk kuvvetleri hakeza.
abd ve new york icin cok keskin bir donum noktasidir 9/11. (bkz: 911)
haber bültenlerinde yine reha muhtar şovun yaşandığı gündür. yok ikiz kulelerden çıkan duman insan yüzü şeklindeymiş yok adamın biri yere çakılırken arşa doğru yükselmiş gibi kubidik şeylerle travma yaşatmıştı bize reha o günde.
salı günüydü. okuldan çıkmış eve gelirken beyaz eşya satan bir mağazada millet oturmuş uçakların binaya çarptığı görüntüleri izliyordu. içimden "vay be, ulan sinema teknolojisi amma gelişti, ne film çekmiş herifler cumartesi gideyim izleyim" diye geçirmiştim. eve gittiğimde ise evdekilerden tarihi bir olaya tanıklık ettiğimi öğrendim.
sonuçta abd'nin "be clever el kaide is here" ayarını aldığı bir gün olsa da, bu tarz terör saldırılarında suçlular yerine masumlar zarar gördüğünden dünya tarihine kara leke olarak geçmiş gündür. artık ne abd'nin, ne de başka bir ülkenin böyle olaylarla karşılaşmadığı günleri görmek herkesin dileği olmalı ama gözünü kan bürüyenler ülkemiz de dahil olmak üzere dünyanın her yerinde mevcut. gidişat iyi değil.
keşke tarih tekerrür etse de, bu sefer amerika'ya komple girseler.
insanlık açısından vahim bir tarihtir tabi. suçsuz günahsız kişiler ölmüştür. saldırı yapıldığı gün kulelerde 1 tane bile yahudi olmaması ayrı bir ilginçlik olayıdır.
abd tarihinin en büyük * terör olayıdır. o tarihe kadar armageddon, the siege ve deep impact gibi felaket senaryolu filmlerle halkın bilinçaltına bir korku duygusu yerleştirilmiştir. sonrasında halkın desteğini alması ise hepimizin gördüğü gibi çok kolay oldu. zihin kontrolü bunun için var.
işgallerine meşru bir zemin hazırlamak için kendi vatandaşlarına kıyan abd'nin halt yemesidir. ama nasıl oluyorsa olur hep birterörist saldırıya maruz kalan abd' dir.
amerika'nın kendi kendini vurduktan sonra, el-kaide'yi suçlu gösterip saldırdığı ve bir netice elde edemeyip, dünyanın diline düştüğü olayın gerçekleştiği tarihtir.
11 eylül 2001 beyaz adamın doğudan gelerek işgal ettiği yeni dünyada, başından beri talan ve terör üzerine kurduğu devletinin, kendi topraklarında uğradığı en büyük saldırının tarihidir. iki büyük dünya ve sayısız orta ve küçük çapta savaşa dahil olup da, döktüğü kanı ülkesine bulaştırmayan abd'nin, maddi/manevi merkezine yapılan saldırının tarihidir.
Bazı yazarlar 11 Eylül'ü ve sonrasında abd dış politikasını anlamak için 1997'de bir grup neocon Amerikalının altına imzasını koyduğu 'Amerikan Yüzyılı Projesi'ni incelemeke gerektiğini düşünüyorlar. Francis Fukuyama, Dick Cheney, Paul Wolfowitz, Donald Rumsfeld gibi isimlerin imzaladığı belgedeki bazı ilkeler şunlar:
1-Eğer bugünkü küresel sorumluluklarımızı devam ettireceksek savunma harcamalarımızı önemli ölçüde arttırmalıyız .
2-Çıkarlarımıza ve değerlerimize düşman rejimlere meydan okumalıyız.
3-Güvenliğin, refahın ,ilerlemenin yararına olan uluslararası bir düzeni muhafaza edilmesi ve genişletilmesi için Amerika'nın benzersiz rolünün sorumluluğunu almalıyız.