1 mayıs 2008

entry237 galeri0
    201.
  1. toplumcanak algı güçlüğü çekttiğimiz günlerden.

    ben olayın sağına soluna varmadan, gördüklerim karşısında "dibim düştü" tümcesinin hakkını verdiğime inanıyorum.

    algı güçlüğü çekiyorum. belirli gün ve haftalar işte. doktorların günü var misal. yürüyüş yapıyorlar. avukatların günü var yürüyüş yapıyorlar, taksime "çıkıyorlar", cübbeleri üzerlerinde.
    ha bu bir de günü geçtim bayram güya. yani yürüyüşün yanında insan, bir coşku bir sevinç falan olacak deyu bekliyor.

    bir flashback koyalım na şuraya;
    muammer oğlan "hı ıh" diyor. "bana neğğ bana neğğ top benim oynatmıyorum" diyor. nuh diyor da peygamberi es geçiyor.
    ve işte olanlar oluyor. "olm var ya ben çok güçlüyüm"ün ispatı olaraktan tüm çetesini topluyor küçük muammer. yetmiyor yukarı mahalleden de adam çağırıyor.

    "ı ıh taksim olmaz" diyor muammer güler. "yıkırım buraları!" diyor. tamam diyoruz; polis falan olur, olay çıkar.
    ama bizim hayal gücümüz az kalıyor muammer amcanınkinin yanında. amcam, savaş stratejisini oturtmuş. alan savunması yapıyor, düşmanı içten çökertiyor felam. perişan ediyor bir yığın insanı bu oyun.

    sonra da çıkıyor karşımıza --içten içe çocukluğuna dönüp "nası kodum çocuuuu" demiyorsa ne olayım- "olaysız bir gün olduğunu anlatıyor.

    neyse işte herkes biliyor olanları zaten.
    ders çalışalım acık;
    (bkz: oran orantı)
    3 ...
  2. 202.
  3. akşamında taksimde olamamanın verdiği sinirimi, evime dönerken hıyar turşusunun birinden, hem de bu hıyar turşusu devlet memuru olmak için bir taraflarını yırtmaktadır, her allahın günü "mıy mıy niye işsiziz bilmem ne" diye mıyıldanmaktadır, telefonda "ya ya dayak yemek istemiş canları yemişler işte" demesi üzerine çok fena çıkarttığım gün. ulan denyo, neymiş nişanlısı tatlı yapmış da şerbeti güzel olmamış. derdi bu adamın. şiddetse şiddet hemşerim, alırlar adamı ayağın altına! ayak takımıyız ya ondandır.
    1 ...
  4. 203.
  5. insanları kendi mülkiyetleri olan sendika binalarında bile darp edip saldırmaktan kendini alamamış polisin gövde gösterisi olmuş olan gündür.
    yazık ki polisin müdahalesini savunanlar hala var.dayanak noktaları da taksimde kontrolün zor olacağı sorun çıkabileceği. çağlayan ya da x başka mekan için geçerli olan riskler tabii ki taksim için de mevcuttur yani provokatör insan evladı taksim'de yapacağını çağlayan'da da yapar kazlıçeşme'de de. ama buradaki sorun geçmişten beri süregelen türk geleneğinin yansımasıdır. birşeyden korkuyorsak her zaman aklımıza ilk gelen yasaklamak olmuştur. bu yüzden osmanlı modernleşemedi bu yüzden osmanlı avrupa işgaline boyun eğdi. sorun çıkan ya da çıkarabilecek herşeyi yasaklarsak sonunda iran'dan farkımız kalmaz ki iran gazeteleri türkiye'nin hızla şeriat devletine gittiğini yazabiliyor.
    demokrasiden anladığı sadece üniversitede türban serbestliği olan yüzde kırkyedinin temsilcilerinin düşünmediği geri kalan yüzde elliüçü yine düşünmediği bir gün olmuştur.
    2 ...
  6. 204.
  7. işçi sınıfının iktidarını savunmadan ne ülkenin bağımsızlığını savunabilirsiniz, ne de ülkenin onurundan. çünkü ülkenin onurunu çalan emperyalist-kapitalist sistemden kopmadan kurtarılamaz. ülkeye, memlekete sahip çıkacaklarda ülkenin 10'da 8'ini kaplayan emekçi kitlelerinin iktidarını isteyerek, onların öncülerinin iktidarını savunarak olur. yoksa onun dışındakilerin hepsi sallama sevgiden öteye geçmez.
    5 ...
  8. 205.
  9. kesinlikle polisin tarafini tuttugum gundur. sirf 1 mayis isci bayrami diye hic bir insan evladinin provokasyon ve cigirtkanlik yapmaya, siddet dogurtacak eylemlerde bulunmaya hakki yoktur.
    hastaneye atilan gaz bombalari, zarar goren masum sivil vatandaslar, aglayan cocuklar.. simdi tüm bunlarda oradaki anarsistlerin hic sucu yok?
    son sozum de elindeki limonla aglayan cocuk arayan basin mensubuna, sana cok fena sovdum haberin olsun.
    3 ...
  10. 206.
  11. tatil olursa şu kadar bu kadar zarar ederiz diyenlere, taksimde olursa olay çıkar diyenlere verilmiş cevap. tatil etmediniz bir anda refah seviyemiz yükseldi, taksimi açmadınız can güvenliğimiz en üst seviyede sağlandı. bir de tüm bu olanların kabahatini yine bize kesmeye kalkın! aferin size!

    http://www.haberaktuel.co...13&uniq_id=1210034735
    4 ...
  12. 207.
  13. adalet ve kalkınma partisi'nin nasıl da ultra-demokrat, hiper-özgürlükçü bir siyasi yapı olduğunu; istanbul'u yönetenlerin güçten ve oran orantı hesabından ne anladığını açık seçik gördüğümüz tarihtir. kim lisede matematikten geçirdi lan bunları? orantıymış, sen önce saymayı öğren, dört işleme falan sonra geçersin demezler mi adama?
    3 ...
  14. 208.
  15. 209.
  16. tüm olanlara rağmen hala kendine yandaş bulabilen polisin ve faşist iktidarın gövde gösterisine dönüşmüş gündür. insanların taksime yürüyüp slogan atması birilerinin bir yerlerine batıyorda dün yaşanan tüm o rezillikler kimseye girip çıkmıyor anlaşılan. şimdi devlet büyüğü saygıdeyer abilerimiz koltuklarında "oh ne iyi ettik" nidalarıyla oturuyorlardır. eh nede olsa ülkeyi avam, açlıktan ağzı kokan işçi sınıfına dayak attırtarak komünizimden, anarşistlerden ve teröristlerden temizlediler. birde şu söz konusu provakatörler üzerine polis üniforması mı giymişlerdi yoksa mitinge mi gelmemişlerdi onu anlayamadım. sonuç olarak tüm dünyaya "işte türkiye budur ve hep böyle kalacaktır boşuna birşeyler ummayın bizden" dediğimiz gündür.
    5 ...
  17. 210.
  18. haberlerde görüntüleri izlerken aklıma avrupa yakası dizisi geldi nedense. izleyenler hatırlayacaktır. daha gaffurlar diziye dahil olmadan piknik yapılan bir bölümde gözükmüşlerdi ailecek. sabit efendi'nin söylediği bir replik vardı "mangalımızı yaktık, rakımızı içtik, şimdi de kavgamızı edelim.". o kadar polis, jandarma toplanmış anadoludan istanbul'a getirtilmiş. hepsinde gaz bombaları, coplar, kalkanlar. bir de üstüne kimseyi geçirtme diye talimat verildiyse çoğu kullanmak için kullanacaktır elindekileri. görüntülerde ibretle izledik adamı yakalayıp 1-2 tane vuruyor sonra başkasına gidiyor. ilk vurduğun suçluysa neden 1-2 tane vurup bıraktın polis amca? ya da masumsa neden vurdun ?

    tamam arada mutlaka provakatörler vardır araya sivil polis yerleştir tek tek bin enselerine. ama işçilerin emekçilerin tek bayramını onlara zindan edersen, bu bayramlarını gaz bombaları ve coplarla kutlarsan seçim zamanı hangi yüzle benim köylüm benim işçim benim emekçim dersin?

    polise uğramışken askere de sitem etmeden geçmek olmaz. sen değilmiydin hükümete kafa tutan? şimdi nasıl olur da jandarmalarını meydanlara sürersin? bu ne yaman çelişkidir.

    birçok ülkede şarkılar türkülerle kutlanan bu bayramı biraz değişik kutlayarak dünyaya bir kez daha sesimizi duyurduk. bu gidişle daha çok duyuracağız.
    3 ...
  19. 211.
  20. 212.
  21. polis vahşetini tekrar yaşadığımız andır. "orantılı güç" kullanımı, bir kişiyi beş adet polis botunun altında ezmekse; devlet, polisiyle, kendi vatandaşlarını böyle "ayaklar" altına alıyorsa, ayaklar'ın başa geçemeyeceği bizzat başbakanı tarafından küfredilen bu ülkede, takunyalı orospu evlatları yatlarda, gemiciklerde, saraylarda ağırlanıyorsa böyle ülke olmaz olsun.
    4 ...
  22. 213.
  23. polis teşkilatının neden en az güvenilen kurumlardan birisi olduğunu ispatladığı gündür.
    3 ...
  24. 214.
  25. not düşelim;

    kamer genç'e akp tarafından yapılan tecavüzü, darp eylemini iyileyen ve suçu öven başbakan'ın hükmettiği türkiye devletinde bir vali, sahip olmadığı bir güce dayanarak "yasaklar" koymakta -ortada ne sıkıyönetim var ne başka bir şey- ve halk ile övünen, ayakların* seçtiği başbakan ve bakanları hiçbir şey yapmamakta...

    kendi halkına böyle davranılmasına sesini çıkartmayan, içi sızlamayan ne olduğu belirsizler, elbette ırak'ta yüzbinlerce masum ölürken conilerle condolarla yemeklerin peşinde koşarlar. hayat budur. takunya gelir, bir gün yürütür, bir gün kaydırır. kaydırdığında, umulur ki o takunya o yürüyen kaba etlerin arasından girer. gün olur, devran döner, bugünün ağa babaları ayakların altında ezilir. basamak olur bu millete de, zihnimiz açılır...
    3 ...
  26. 215.
  27. tüm provokasyonlara, polis şiddetine ve bu şiddeti meşru göstermeye çalışan kimi akp uzantısı medya organlarına, akp'nin ve valinin tehditlerine rağmen taksime çıkıp "yaşasın 1 mayıs" diye haykırdığımız, hep bir ağızdan 1 mayıs marşını okuduğumuz, örgütlü hareket eden bir sınıfın nasıl da egemenlerin gözüne korku saldığını bir kez daha gördüğümüz, gösterdiğimiz gün olmuştur.
    4 ...
  28. 216.
  29. 217.
  30. devlet terörünün kınandığı gündür.
    --spoiler--


    --spoiler--
    1 ...
  31. 218.
  32. tarihe düşülen, silinmez, kazınamaz bir nottur;

    sayesinde salt kendine müslüman tatlı su demokratları ve de onların şakşakçıları birer birer su yüzüne çıkmaktadır. bu gün herkese, venedik protokollerinden, ab temsilcilerinden medet umanların, demokrasi anlayışları sadece türbanın serbest bırakılmasından ibaret olan kolpa demokratların asıl yüzünü göstermiştir.

    statüko savunuculuğu, hükümet yandaşlığı iyidir, hoşdur ama; dikkatli olun gençler, postal sadece askerde olmaz, polisin ayağına giydiği de postaldır. hayır sonra arkanızdan postal yalayıcısı demesinler de, üzülürüm.
    1 ...
  33. 219.
  34. işçi sınıfının, emekçilerin kutlama süprizi olarak bol bol gaz ve cop aldıkları gündür. Oysa işçiler o gün 500 bin karanfil getireceklerdi. Demokrasi diye inleyenler bir kez daha görsün. Cop demokrasisini. Tayyipgiller hükümeti kendisine muhalif hiç kimseyi bırak konuşturmak görmek bile istemiyor.

    Oysa o insanlar Tuzlada tersanlerde ölmek istemeyen insanlar, 8 saat işgünü isteyen, biraz daha aş isteyen biraz daha iş isteyen insanlar yani biraz değil baya ayaklar, takımlar.
    1 ...
  35. 220.
  36. bayram yerine yine mücadele gününe dönüşen fakat bu durumdanda şikayetçi olmadığımız gündür.
    1 mayıs 2008 in ayrı bir yeri daha olacaktır artık. 1 mayıs 2008 akp nin gerileme sürecinin başladığı ve toplumsal anlamda sol muhalefetin başka bir şekil aldığı günün başlangıcı olacaktır.
    görünen odurki, akp kendinden istenenleri yapmış, bunca yıldır sürdürülen yeniden yapılanma politikaları belli bir eşiğe gelmiştir. Burjuvazi akp ile işini bitirmiştir. Çıkarması gereken tüm yasaları çıkarmıştır. Belki bir kaç rötuşluk iş kalmıştır. Önümüzdeki 2 yıllık süreç bu defterin hamileri tarafından dürülme operasyonlarıyla geçecektir. Bu arada ihtiyaç duyulan muhalefet kanallarıda biraz daha medya vb. araçlar kullanılarak açılmaya çalışılacaktır. Belkide solun akp sini yaratma çabaları başlamıştır? Ne dersiniz? Görünen böyle bir şey şimdilik, medyadaki ve toplumsal mühendislikteki emareler bunu göstermektedir.
    4 ...
  37. 221.
  38. 222.
  39. (bkz: gostericileri elestirmede kaldirim tasi jokeri)

    ekşi'de bu son bir mayıs olayları ile ilgili açılan bir başlık bu. burda da 1 mayıs'tan sonra girilen biçok girdi de eleştirmek için, ''efendim taş atıyorlar ama, polisimiz duracak mı'' denip durmuş. şimdi en başta şunu belirteyim, polis çocuğuyum efenim. hayır eleştirdikten sonra ''sen ne bok bilirsin, adresini ver lan'' gibi ö.m.'lerle karşılaşmayayım, az çok içinde olduğum için neyin ne olduğunu, ne haltlar döndüğünü bilen biriyim yani.

    çok uzun kalamasam da izmir'deki kutlamalara katıldım ben de, tek başıma gittim, bikaç saat durdum, tavrımı koyup gerisin geriye geldim. ne cop yiyen oldu ne de copla blowjob'a giren. üstler arandı, güvenlik sıkı tutulmuştu, gayet de güzel geçti. mitingin yapıldığı alan hakkında biraz bilgi vereyim izmirli olmayan uuserlar'a, taksim meydanı gibi ayni, üç tarafı yüksek yapılarla çevrili, taksim'in dinlenme alanı yerine arka tarafınızda körfez var yalnızca. giriş çıkış sayısı gene oldukça fazla ve -olmaz ya- bir saldırı olsa izdiham ve boğulmalar yüzünden can kaybı taksim'in de belki çok çok üzerinde olacak bir yer. ama önlemler alınınca, iki taraf da anlayışlı olunca hiçbirşey de olmuyormuş demek ki. izmir'de de yoğun bir kürt nüfus var(kürtler olay çıkartıyor denmiş ya), izmir'de de radikal sol örgütlenmeler var, hani nerdeydi hepsi, kuş olup uçtular mı? kendilerine insan gibi davranıldığı için hiçbiri taşkınlık yapmaya gerek duymadı, özgürce sloganlarını atıp dağıldılar, geldikleri gibi gittiler yani.

    http://www.haberler.com/i...olaysiz-sona-erdi-haberi/

    gene deniyor ki, ''efendim polis ordaki işçilerimizi korumak için geldi oraya''. yahu akıl var mantık var, koruyacak adam güvenlik koridoru oluşturur, geçiş/kontrol noktaları kurar, berlin duvarı gibi taksim meydanı'nın içini demir ağlarla sarmaz, tepeye sniperlar koymaz, muş'tan polis getirtmez, hadi hepsini geçtim ordudan takviye isteyip son direniş noktası şeklinde harekat karargahı kurdurmaz 2000 jandarmayla. disk merkezinin iki çıkışına da panzer yığmaz, mobese kameralarını ''uygulanan şiddet'' gözükmesin diye kapatmaz. o askerler gün boyunca kılını kıpırdatmadı ayrıyetten, hangi korumadan bahsediyorsunuz siz? disk başkanı faciadan döndürdük derken haklıydı, çünkü o işçiler alana girseydi 77'de gizlice yapılan alenen yapılacaktı, üstelik bu sefer o dikilen keskin nişancılar tarafından, asker tarafından. jandarma polise de benzemez, polisin ateş etme yetkisi ilgili amirden emir gelmedikçe yoktur ve ne kadar cahil olsa da ordaki erden daha tecrübelidir, davranmaz silahına ama jandarma tetiğe asıldığı anda geri dönüşü olmaz. 2000 askerden biri paniğe kapılıp tam otomatik g-3'leri işçilerin üzerine ateşleseydi ne olacaktı peki? kurşun sıktığı da babası, dayısı, komşusu, köylüsü, hemşerisi olacaktı, 30 bin kişiden(öyle 100.000'i de bulmayacaktı, vali hazretlerinin tehdidi* ile çoğu gelmekten vazgeçti çünkü) taş çatlasın 100-150 kişi çünkü içerisindeki provakatör(ki o da var olduğunu sayarsak). bu mudur koruma?

    hadi taksim izinsiz gösteri alanıydı, kabul diyelim. ankara'da ki vallilikten de izinliydi, görüntülerden de anlıyoruz ki ne bölücü örgüt yanlısı bir slogan var ortada ne başka birşey, kaldırım taşının esamesi de okunmuyor, alana giren herkes de aranmış üstelik. bunlara neden ya allah şeklinde saldırıldı peki? başka bir gariplik ise hükümetle yakınlığı olan hak-iş'in mitinginde hiçbir müdahale olmaması hatta akp'li vekillerin dahi gösteriye katılması. gene cnntürk haber muhabirlerinin yaptığı röportajlar da gösteriyor ki ankara büyükşehir belediyesi ''bizzat'' katılımın çok gözükmesi için işçilerini otobüslerle oraya taşıyor. işçiye soruluyor 'neden burdasınız?' diye, işçi garibim; gitmek zorundasınız dediler, emir verdiler, apar topar getirdiler, geldik biz de diyor. hem o günü tatil ilan etme, hem de senin partinin belediyesi işçilerini 'onlara sorulmadan' yollasın oraya, işçi bayramını zehir et ve kendi ideolojik görüşüne alet et. yok ya, başka arzu, istek?

    gelelim polisin tutumuna. emniyet her zaman iktidarın oyuncağı olagelmiştir, kadrolaşma herdaim olmuştur. hatta zaman zaman hükümetler askere karşı ellerindeki koz olarak görürler polisi. 80 sonrası tek tasfiye gençlikte, üniversitelerde olmamıştır, polislerin de eğitimli kadrosunun tamamına yakını ya erken emekli edildi ya da istifaya zorlandı, kastettiğim solcular değil yalnızca, evren'in yaptıklarına en ufak bi memnuniyetsizlik gösteren her kafa ezildi. bu başlangıç tabi, sonrasında da yeni polisler ''özellikle'' cahiller kadrosundan seçildi, nedeni de emirleri sorgusuz uygulayabilmesi. emniyet teşkilatı kendi içinde trafik ile çevik kuvvet birimlerinden nefret eder. nedeni de birinin dibine kadar rüşvete batmış olması diğerinin de emirleri sorgulamaktan yoksun eğitime sahip olması(genelleme de bulunmuyorum, bunu belirteyim de başım derde girmesin). yani istenilen tam da böyle ölümüne dalan psikopatlardan oluşması. ama siyasiler de kendilerinin menfaati için tam da böyle adamların çoğunluğu oluşturmasını ister, diğerleri de onların işine gelmez çünkü. polis zaten öfkeli, maaşı yetersiz, hırsız kovalayacak deposunda benzin yok, çalışma saatleri standartların iki katı, günde 6 saat uyumuyorlar bile, kelle koltukta görev yapıyor, doğu'da desen durum iyice boktan, bir de cahil, psikopatımız kararlı hale gelmiştir, welcome megadeth! ki ayriyetten emniyet içinde resmi ağızlardan söylenmese de 2002'den bu yana çok ciddi bir kadrolaşma var(ispat istemeyin, vallahi olmaz, utanırım ayol). fettoşçu polis denen yakıştırma pek de havaya sallanan birşey değil yani. bu halde bu polisi dizginleyeceği yerde aksine 'saldırın aslanlarım' diyen bir de celalettin cerrah gibi bir emniyet müdürü ve taksim yahut silistre modunda bir vali olursa başta, ben 1 mayıs'ta ölen olmamasına şükür ediyorum.

    asıl sorun bu da değil, bu yapılanların savunulmasıdır. çok açık söylüyorum, bir ideoloji ne olursa olsun masum insanlara zarar verilmesine -bırakın onlara acı çektirmeyi ya da zevk alarak izlemeyi- kayıtsız kalıyorsa o ideoloji de ona inanan, sempati besleyen de sakattır. böyle bir ideoloji de terörü doğurur. pkk'nın yaptığına destek vermekle 1 mayıs'ta polisin yaptığına destek vermek de kişiyi aynı derecede suçlu yapar, sempatizan yapar, terörist yapar.

    ek/düz: imla
    6 ...
  40. 223.
  41. Komünist Rusya'dan kalma bir adet olduğu sanılmaktadır. Taksim meydanında Rus generallerin heykellerinin önünde saygı duruşu yapıldığı acı gündür fakat işçilerimizin yanında olunması gereken gündür. Tarihinin değiştirilmesi icap eder.
    1 ...
  42. 224.
  43. Kapitalist oligarşinin kapıkulları tarafından 1 Mayıs 1977'den farklı olarak gaz bombaları , plastik mermiler , coplarla emekçi öldürmeden sabote ettikleri devletin provokasyonuna kurban gitmiş işçi ve emekçi dayanışması günüdür. Azgelişmiş sömürge tipi faşizm ile yönetilen ülkelerde bayramdan ziyade bir savaş günüdür. Görmüş olduk.
    (bkz: http://www.yuruyus.com/www/turkish/)
    1 ...
  44. 225.
© 2025 uludağ sözlük