artık kutlamadan, şarkılar söylemekten vazgeçildi, sadece can kaybı olmasın diliyoruz. zira devletin müdehale politikasına bakarsak, öldürmek çoktan göze alınmış gibi.
eğer sendika binasının ve hastanelerin içine dahi saldırılıyorsa, bu, bu anlama gelir.
kanal türk ün canlı bağlantılarla, halka gelişmelerden haber verdiği gün.
hiç bir zaman ulusalcı kanal türkçü olmadım olmamda. ama bugünlük onlara olan nefretimi törpüledim. sadece muhalefeti çok boktan yapıyorlar ondan onlara öfkem.* neyse...
halkın haber alma özgürlüğüne gerçekten saygı duyuyorlar. bunu bugün yapan onurlu tek kanal. reklam ve piyasa manyağı ntv, polislerin faşizan uygulamalarını, onurlu insanlara yapılan müdahaleleri göstermek yerine gene reklam arası haber ve acaba piyasalar bundan nasıl etkilenecek endişesinden başka birşey taşımıyor.
yazık çok yazık...
ülkeyi her iki taraf da o kadar gerdi ki en sonunda taksim olayından vazgeçildi. disk bize ne biz taksim de yürüyeceğiz inadında davrandı sanki amına koduğum istanbulunda başka yer yok mis gibi kadıköy var. hükümet ise tövbe billah taksime izin vermeyeceğiz indadı yüzünden çatılara keskin nişancı bile çekartıldı. ne lüzümu vardı lan bu kadar gerilim resmen 1977dekki olayların aynı olması için her şey yapıldı sağolun be her iki tarafa da iç savaş çıkartmak için elinden geleni yapıyorsunuz.
Dünya genelinde işçi bayramının bir şenlik havasında coşkuyla kutlandığı gündür.
Hamburg'ta gece yarısından sonra bir kısım provokatör zihniyetliler kısa süre polisle çatıştıktan sonra etkisiz hale getirilmişlerdir, bunun haricinde başka da olay olmamıştır. Sanırım bu haberden birçok almanın da haberi yoktur.
Gelelim türkiye cumhuriyeti'ne...
Günlerdir tırmandırılan sendika ve hükümet arasındaki gerilim sebebiyle neredeyse kale haline getirilen taksim sessizliğini korurken, diğer semtler savaş alanına dönmüştür.
Türban konusunda son derece demokrasi ve özgürlük yanlısı kesilenler, iş işçi bayramına gelince en faşist elbiselerini giyerek demokrasi kavramının da içini boşaltmayı başarmışlardır.
Bayramlarını kutlamak ve haklarını aramak isteyen işçilere devlete başkaldıran asi muamelesi yapanların bu faşist tutumu, insanları sindirmeye yetmiş ve sendikalar eylemlerinden vazgeçtiklerini açıklamışlardır. Ya ne olacaktı ki? Bile bile ölüme mi gideceklerdi?
işin daha da trajikomik boyutu, hak aramak için meydanlara çıkmak isteyen ve polisle karşı karşıya kalan emekçilerin, başka emekçiler tarafından anarşist olarak görülmesidir.
Faşist uygulamaları ve özgürlüğün kısıtlanmasını haklı bulan işçiler...
Ne kadar komik değil mi?
işte bu yüzden türkiye'de bir işçi sınıfı ve kültürü oluşmamıştır. Var olan küçük bir zümrenin dışında kalanlar işçi değil ameledir. Ve bu ameleler "deveye diken insana siken yaraşır" sözünü sürekli olarak tekrarlamaktan ve bunu eyleme dökmekten büyük bir haz almaktadırlar.
Ve yine bu nedenle de türkiye'de bir işçi sınıfı olmayacaktır.
Türkiye'de hiçbir şey olması gerektiği gibi olmayacaktır.
Çünkü artık türkiye'de sadece ülkesini düşünen kimse kalmamıştır.
akp'nin ne kadar özgürlükçü bir parti olduğunu gördüğümüz gün.
halkın sesini kısamazsınız.
halkla inada girip, emeğin, halkın onuruyla oynayamazsınız.
yasal yollardan eylem yapıp seslerini duyurmaya çalışan halka coplarla, biber gazlarıyla müdahale ederseniz, bu ses kendine başka platformlar arar.
bu platformlar yasa dışı ve terör platformları olur.
ya terör istiyorsunuz ya da taksimi yasaklayarak halkın sesini kısabileceğinizi sanacak kadar acınası cahilsiniz.
cellatlarin doktugu kan
bir gun onlari bogacak
bu kan denizinin ufkundan
kizil bir gunes dogacak
istanbul'un resmen polis devleti ilan ediliş tarihidir.bu, bu sene olmamış,bu yıl sadece gelenek devam etmiştir.görevi vatandaşları korumak olan devlet,açıkça "biz sizi koruyamayız" demiş, hatta eylem yapmayan insanların da hayatını kısıtlamıştır.bu böyle devam edecektir. (bkz: durmak yok yola devam)
akp nin özgürlük anlayışı ile alakalı olmayan gündür. isteyen işçiler istanbulda kutlamalar için hazırlanan ve güvenliği sağlanan mekanlarda istedikleri kadar mutlu bir şekilde bayramlarını kutlayabilir. kimse işçinin bayramını kutlamasını engellemek istemiyor. burda müdahale edilen işçiler devlete başkaldıran, kanunlara uymayan ve isyana meyilli olan insanlardır. hak ettiklerini de daha sabahın erken saatinde toplanıp kalabalık olmadan polis tarafından görmüşlerdir.
akp nin işçi bayramına karşı çıkma gibi bir durumu söz konusu bile olamaz. aslında akp nin o sendikalardan ve sol örgütlerden daha kalabalık bir işçi tabanı vardır. hal böyleyken işçiler ile arasını bozmak istemez.
ancak durumu bilerek anlamamazlıktan gelen, işçi bayramından bile siyasi rant elde etmeye çalışan kişiler tarafından kutlamaların taksimde yapılmaması sanki kutlamaların tamamen yasaklanmış olduğu gibi gösteriliyor.
şu anda amacı devlete başkaldırmak olan değil işçi bayramını kutlamak olan işçiler devletin gösterdiği yerlerde mutlu bir şekilde kutlamalarını yapıyor.
cebinde türkiye vatandaşı olduğunu gösteren kimlik taşıyanların güvenliğini sağlamakla görevli olanların başlardan aldığı gazla** ciddi anlamda güvenlik problemi yarattığı gündür. bu kinin ve hıncın kaynağı, sebebi nedir, hastanede bile gaz bombası kullanmak nasıl bir anlayıştır.
teroru onlemek bahanesiyle polisin teror estirdigi gunlerden biri daha.
polisin isi guvenligi saglamak ve olay cıkarmaya calısanları etkisiz hale
getirmektir.yoksa vatandasın nerede-neyi kutlayacagına karar vermek degildir.
iyi o zaman uc kisi biraraya gelmeyelim ya da evden cıkmayalım teror olmasın diye.
terorist eylemde bulunmak isteyen icin ozel gun diye bir kavram olmaz.
adamlar belediye otobusunde bile bomba patlatıyorlar,ozel gun dinlemiyorlar.
bir seyi ne kadar yasaklarsan o derece ilgiyi uzerine cekersin.
hala bazılarının, devletin saçma sapan yasakçı zihniyetini hoşgörüp, vefat etmiş insanları anmaya gidenlere, devlete başkaldırdılar diyerek vahşeti haklı göstermeye çalıştığı, cumhuriyet değil, diktatörlükle idare edildiğimizi anladığımız gün.
taksim yasak dendi. ancak taksimle ilgisi olmayan bölgelerde sabah saatinden itibaren saldırılar başladı, demek ki olay taksim değilmiş.
bir patlama olsa, bir karmaşada ölenler olsa herhangi bir sendika şimdiye kadar sergilediği karizmatik ötesi duruşla, vakur bakışla çıkıp "bizim ihmalimizdi, çok üzgünüz. milleti taksim'de toplanmaya zorlamamalıydık" der miydi merak ediyorum. hayır sorumluluk yine muammar güler'de, celalettin cerrah'ta, hatta akp'de olurdu deniz baykal'a göre...
ayrıca...madem işçi bayramı neden diğer her bayram gibi etnik gruplarla, dtp'yla falan öne çıkıyor? konu sadece işçiler olsa ben de onlarla birlikte olur, birlikte halay çekerim. ama maksat sadece halay çekip, bayram yapmak değil galiba...yoksa hiçbir emekçinin derdinin bayramı "taksim"de kutlamak olduğunu zannetmiyorum. müsait bir yer gösterilir ki taksim kesinlikle müsait değil, siz de orada kutlarsınız bayramınızı, daha doğrusu biz de orada kutlarız bayramımızı.
aha gun donmeye basladi yani bir 1 mayis daha hizla gecti, biz emekcileri oylece ortada koydu ve aldi basini gitti. hadi emekciler el gibi ortada kaldilar da, ya sendikacilara ne oldu?
galiba onlarda sendikal eseklerine ( jeep grand cherokee ) binip, normal yasamlarina, sendikal sirca kosklerine, sendikal viskilerine ger donduler. sendikal yandascilariyla beraber, sendikal egitimlerine yani - luks otellerdeki - sendikal alemlerine aktilar.
yaw, gercekten hicbir sey anlamadik su 1 mayis'tan. harala gurele derken..ama yine de hayat devam ediyor. durmak yok calismaya devam. seneye - yani - 1 mayis 2009 da gorusmek uzere, pai yoldas !
akp'nin kolpa demokrasi isteğinin götünde patladığı gündür. istanbul günübirlik faşizmle başbaşa kalmıştır. şişliyi kapatan polis nedeniyle taksime ulaşım sağlanamamaka.
istanbul'da terör devlet eliyle yaratılmış ve halen sürmektedir. devlet yanlısı, kraldan çok kralcı herkes bugün akacak kandan sorumludur. en azından eğer bir vicdanları varsa böyle hissetmeliler.
Maçlarda fanatiklere, yılbaşında alkoliklerle açık olan taksim, bugün emekçilere kapalı...Bir ülkenin başlar yerine ayaklar değil ama oturma organlarıyla yönetildiğinde olacakları gördük bugün. Keşke hiç görmeseydik...
polisin müdehalesini normal karşılayanları gördükçe şaşırıyor, bu ülke için umudumu biraz daha kaybediyorum.
ayıp yahu, ayıp. hiç bir şey olamıyorsanız insan olun. hangi vicdan, yerde yaralı yatan kadını tekmeleyen, acil servise gaz bombası atıp, zar zor yürüyen yaşlıları yataklarından kaldırıp hastane bahçesinde nefessiz bırakan, kendi fikri ile bire bir uyuşmayan tüm fikirleri yasak edip, karşı çıkanları isyancı ilan edip dövdürten bu zihniyeti haklı görebilir. vicdan..insaf..lütfen.