iyi bir şey değildir şimdi bu milliyetçilerin kafası pek çalışmaz.
şimdi sen burada çoğunluksun burada atıp tutuyorsun bide azınlık olduğu yeri düşün bir ırk seni her gün aşağılıyor sana aşağılık olduğunu söylüyor ne yaparsın?
orada hemen solcuların götünü yalarsın başka ne olacak, seni insan yerine koyan tek kesim onlar olur o çakma hümanistler dediklerin yani.
milliyetçilerin sorunu beyinlerinin çok sığ olması ve empati yoksunu olmasıdır.
bunları tek tek götüreceksin ırkçıların olduğu yere bırakacaksın ırkçılar bunları bi sikecek kuvetli bak o zaman ırkçıyız ne olacak diyor mu?
çoğunluk olup azınlığı ezmek değildir.taşşağını koyduğun yerden buloff diye çıkan sesle dağılan küçük vasıfsız beyni çalışmayan binlerce yıl yaşadığı toprakta hak sahibi olarak tek bir devlet bile kuramayan belli bir etnik kökeni dışlamaktır.
diyorsanız ki sen azınlık olsaydın ne yapardın.bunu diyenler türklerin tarihlerine iyi baksınlar.kurak toprakları terk edip borumuzu başka yerlerde öttürmek için kalabalık çin den uzaklaşıp buralara gelmişiz.
velhasıl kelam.türk ırkı göt yalamaz.yeri gelir kürşad gibi saray basar 40 kişiyle yeri gelir 2 milyon nüfusla 60 milyonu haraca bağlar metehan gibi yeri gelir kök söktürür avrupaya atilla gibi.taşşak varsa çıkar savaşırsın eğer yoksa köpekler gibi kuyruğunu kıstırır defolur gidersin çorak topraklara.
Bak birader, biz Türklerin azınlık olarak yaşadığımız topraklarda çektiğimiz sıkıntılar ortada. Biz bunların hepsini biliyoruz, ve hepsini bir kenara yazdık, günü geldiğinde gani gani bize fenalık edenlerden çıkarmak için.
Ek olarak da Türklerin azınlık olarak yaşadığı yerlerde, onlara en fazla kötülüğü yapanların solcular olduğunu da sanki bilmiyormuş gibi konuşuyorsun ya...SSCB, Çin, Bulgaristan...
Biz Türkler bir yerde zulüm gördüğümüzde gerekirse hicret ettik, aç kaldık, gerekirse bir Osman Batur gibi de mücadele ettik. Asaletimizi ve metanetimizi koruduk. Allah'tan başka hiç bir kimseye sığınmadık.
Ama bazıları, Kobani'de, Musul ve Kerkük'te kapitalist ABD'den yardım almaktan hiç mi hiç çekinmedi.
Bazıları da ülkemizdeki solculara yamandılar.
vatanseverlik ile karıştırılmamalıdır.ırkçılık elbette kötüdür fakat bir insanın vatanını sevmesi,vatanının ve vatandaşının iyiliğini istemesi,tarihini sevmesi tarihine ilgi duyması kötü bir şey değildir.maalesef günümüzde türkiyedeki solcuların birçoğunun düştüğü yanılgı vatanseverlik ile ırkçılığı ayırt edememesidir.deniz gezmiş,mahir çayan gibi nice eski devrimcilerde tam bağımsız bir türkiye için savaşmıştır.elbette ki tüm dünyaya barış hakim olmalıdır ama maalesef günümüzde ülkemizde bile insanların türbanlı türbansız,alevi sünni,doğulu batılı,solcu sağcı hatta ve hatta ayrıştırılan grupların bile kendi içinde ayrıştırıldığı bu günlerde ve her görüşten insanların canlarının yandığı ülkemizde birliğimiz hatırlatılmalı ayrıştılan ülkelerin (bkz: suriye) (bkz: ırak) (bkz: yemen) durumlarının ne halde olduğu ortada olduğu için vatanın öneminin vurgulanması için biraz vatansever olmanın faydalı olacağını düşünmekteyim.
Ben Dünyayı akılcılaştırmış , onun psikolojik saldırısına karşı mantığın zırhına bürünmüştüm, dünya ise beni renksel ön yargısıyla geri püskürtmüştü . Madem ki , anlaşılmak akıl planında bile mümkün değildi , o zaman benim için yapılacak bir tek şey kalıyordu: Gerisin geri yeniden akıldışına gömülmek . benden daha akıldışı bölgelerde dolaşıyordu beyaz adam , dolayısıyla , bunun vebali olarak , geri çekilme taktiğinin benimsemiştim , ama yine de bunun benim , için tuhaf , alışılmadık bir silah olduğunu ortadaydı . Burada evimdeydim , irrasyonelden kurulmuş bir benliktim artık , onun içinde yüzüyordum . boğazıma kadar batmıştım akıldışına . Ve Titreyerek çıkıyordu sesim şimdi :
''Ne barutu onlar buldu
ne pusulayı
Onlar değildi başeğidiren buhara
ve elektiriğe
kaşifi de onlar olmadı okyanusların
ve göklerin
ama tanımadıkları yer kalmadı yine de
kahrın ve acının kol gezdiği ülkede.
uzun yollara düşmeyeceklerdi
köklerinden söküp alan fırtınalara olmasa
uygar ve kamçılı fırtınalar ,
başeğip diz çökmeyi öğreten
evcil ve dinibütün olmayı
eğilmeyi beyaz insanlar önünde
soysuz türedi döller
ayrık otları , ayrık otları toprağın !
toprak ki , onlarsız toprak olamaz
çile dolu , kavruk toprak
kıraç mı kıraç
ama bereketli , acı çeken bir ruh kadar.
o ruh ki , kirli bir çıkın gibi saklar , saklar da dertlerini
olgun yemişler halinde sunar
toprağın özünü,
sızılarını yeryüzünün.
taş değil, kaya değil benim
zenci yüreğim,
sağır belki- ama sağırlığı
uğultusuna meydan okuyor zamanın
zenciliğim , ölü bir gözyaşı
damlası değil benim zenciliğim
ölü gözünde dünyanın
karadeham benim , zenciliğim,
ne bir kule yükseltti
ne de katedral
güneşin kızıl etine gömülü yüreğim
göğün sızılarla tutuşan etine
koskoyu ve devasa ehramına sabrın
gömülü zenvi yüreğim .
Bizim ırkçılığımız bütün milletlere karşıdır. Bu ırkçılık Türklüğün ihtiyaçlarından doğmuş olaylarla gelişmiş bir ırkçılıktır. Uzun, acı, denemelerden sonra anladık ki pasaport vatandaşlarından fayda yoktur. Atalarının kanıyla, diliyle, geleneğiyle bu toprağa bağlı olmayan insanlar en ufak menfaati görünce ihanetten çekinmiyorlar. Biz bunun için ırkçıyız. Balkan savaşında Arnavutlar, Cihan savaşında Araplar ihanet ettiği için ırkçıyız. Selanik'i Yunanlılara tüfek atmadan teslim eden Tahsin Paşa ve Sevr paçavrasını imzalamaktan sevinç duyan Rıza Tevfik Arnavut olduğu için, Harp Okulu öğrencilerini zehirlemek isteyen Nazım Hikmetof Polonyalı olduğu için ırkçıyız.