özledim demekle bitmez özlem...günden güne daha çok özlenir...gelmesinin mümkün olmadığı görme ihtimalinizin hiç olmadığı birini özlemek daha çok can yakar. zordur özlemek...
etrafındakiler konuşurken onun hayalini kurmaktır, saate bakıp o an neler yaptığını düşünmek mesela. son konuşmanızdaki kelimeleri ezberlemektir. onun aldığı kupadan çay içerken her yudumda varlığına şükretmek uzaklığına küfretmektir. fotoğraflarınıza günde yüz kez bakmaktır. kimsenin ona benzeyememesidir mesela ya da güldüğünü duyduğun an yüzlerce kilometre öteden şehrine güneş doğmasıdır. o uyuduğunda hayatın fişinin çekilmesidir mesela. sabah uyanır uyanmaz kokusunu duymaktır belki de. bir ay evvel giydiği tişörtünü yıkamamaktır. olamaz mı? olabilir.
insanın kalbinden bir şeylerin akıp gittiğini hissettiren, bir şeyler yapmak isteyip ama aradaki duvarın aslında ne kadar uzak olduğunu idrak ettiren duygu. yıldırım demirören için beşiktaşı bırakmak ne kadar zorsa benim için de o duvarı aşıp özledim diyebilmek bir o kadar zordur. gerçi adam bile beşiktaşı bıraktı ama bende hala tık yok. nasıl bir duyguysa, içimdeki sıkıntısı ve aynı zamanda hüznü gittikçe büyüyor. her yan kapının sesi duyulduğunda acaba mı diyorsun, sonra mantığın devreye giriyor. olmaz diyor, geleceği yok diyor ve susuyorsun. zaten o da gelmiyor. insanı ıssız adama bağlar vesselam bu duygu arkadaş.