Bütün insanlar aşık oldukları zaman aynı acıyımı yaşıyorlar? Bence acılar aynı sadece yaşama biçimleri kullandıkları kelimeler cümleler farklı bi keresinde bi filmde izlemiştim, fransızca da ‘’özlemek’’ yerine eksik bırakmak fiili var. Mesela ‘’onu özlüyorum’’ değil de, ‘’o beni eksik bıraktı’’ diyorsun. Bence fazla anlamlı..
Tuhaf değil mi ? Onu özlemek ile eksik kalmak arasında ince bi çizgi var aslında.
"Siz hiç çok özlediniz mi?
Ben özledim mesela..
Çok demek de yetersiz.
Her gün özledim, her gece özledim.
Hiç sıkılmadan, hiç usanmadan özledim.
Özlemekten bıkmadım hiç.
Sabah gördüm, akşam özledim.
Ve sevdim ben..
Hem sevdim hem özledim..."
Öylece bakakaldım giderken ardından.
Hiç bu kadar kalmamıştı boğazımda hıçkırık.
Hani sevmek diyorlar sevmek ve ya sevmemek.
ikisinin arasında kaldım çıkışı olmayan yol misali...
hiç göremediğin birini özlemekten daha kötüsü yoktur. Kokusunu, yüzünü, saçlarını özlersin; hiç görmediğin, koklayamadığın, dokunamadığın tenini özlersin de bir türlü canlandıramazsın o duyguları kafanda, kalbinde... ama özlersin. sanki yıllardır görmediğin birini özler gibi özlersin. kavuşma isteğiyle, tutkusuyla özlersin.
Sessizliktir. Sessiz haykırıştır. Geceyi beklemektir. Lütfen rüyama girsin diye diye uykuya dalmaktır. Olur da gelirse rüyanıza ve tam uyanmak uzereyken rüyada olduğunuzu fark ederseniz uyanmamak için direnmektir.
insani bir eylem.
Hayatımda vitamin eksikliği hissettiğim gıdayı yemek gibi konumlandırıyorum.
Bir ihtiyaç oluyor bu bende.
Özleyecek birini icat ediyorum. ihtiyacım sona erince normalleşiyorum.
Muazzam bir duygu.