Kaçıncı sıraya girer bilmem ama sophie's choice mutlak okunmalı.
Bir de şunu mutlaka yapmalısınız :
Havanın hafif bulutlu olduğu bir yaz günü denize gidin ( dalgasız ve dingin olmalı deniz ). Kendinize güvendiğiniz kadar açılın. Sonra sırt üstü bırakın kendinizi derin maviye. Kulaklarınız suyun içinde kalacak, heryeri derin bir sessizlik kaplayacak suyun huzur veren donuk uğultusundan başka... Gökyüzünü, bulutları martıları seyredin, düşünmeden anın tadını çıkarın. Suyun minik dalgaları sizi hatta ve hatta saçlarınızı okşarken, aldığınız haz paha biçilmez olacak. Bir mola vermek için bundan iyisi yoktur!
tek başına trenle yurtdışı seyahati yapmak, inönüde maça gitmek, arkadaşlarla rakı sofrası falan son yapılcak olanda herşeye tövbe etmek g.tü kurtarabilir belki.
10 şey 100 şey diye sınırlanmaması gereken durum.
ilk önce sevin sevilin.
merhametli,vicdanlı ve kompleksiz bir insan olun.
mutlaka yurtdışında bir ülkeye gidin.
yüz tane şey yazamayacağım şimdilik bunları yapın sonrasını düşünürüz.
gecenin dördünde sadece sigara almak için tekele giderken dört çakala kafa tutman lazım.
otobanda 180 basıp son ses ill nino - unframed dinlemen lazım.
sıcak bir yaz gecesinde absent içip çırılçıplak denize girmen lazım.
sahilde yürürken, 10 itin tacizine uğramamak için önüne gelen ilk arabaya otostop çekip,kendini kurtarman lazım.
dört sürahi boğma rakı içip ,balkondan aşağı bir ayyaşın kafasına kusman lazım.