Her sabah 1.sınıftayken onu görmek için erkenden okula giderdim babamla. Bir bank'a oturup onun sarı ve dalgalı saçlarını izlerdim. Hazar denizin'den daha mavi olan gözlerin'de kaybolurdum. Sesi bana huzuru getiriyordu. Ardından karanlık bulutlarla çevrili olan dünyama ışığı getiriyordu. iyi ki varsın bahar. Yıllar geçse bile seni asla unutmayacağım.
Babamızdan kalan daktilo. Annemizden kalan, hala kullanılmakta olan çeyizler. Birde kar. nedense bunların dışında hiçbir şey çocukluğumu hatirlatacak kadar masum ve sabit değil.
Düşündüm düşündüm aklıma bir tek tekel 2000 geldi. 1.750.000 tl idi. 2.000.000 tl verirlerdi. Para üstüne çikolata alırdım. Sonra zam geldi. Hiç hoş olmadı.
- pamuk şekerin pamuktan yapıldığı.
- bohçacıların o bohçalarla çocuk kaçırdığı.
- renkli gözlü insanların renkli gördüğü.
- tüm bebekleri leyleklerin getirdiği.
- bir gece aileden uzak kalındığın da hemen onların çocuğu olunacağı.
- serçelerin büyüdüğü zaman güvercin olması.
- kuşbaşı etini gerçek kuş başı zannetmek.
- kahve içersen kara olursun.
- hamur yersen karnın ağrır.
- yemezsen arkandan ağlar.
- gitme bak öcü varmış orada.
- ayın bir dede olması.
- radyonun içinde adam olduğu.
- tolga abiyi hugo'nun babası sanmak.
- banyodan sonra sıhhatler kelimesini saatler olsun olduğunu sanmak.
- herkesin türkçe konuştuğunu düşünmek.
- filmleri ve dizileri gerçek sanmak.
- acı yendiğin de sesimizin güzel olacağı.
- gözlük takanların çok zeki olması.
- doktor yazısı ayrı bir dil değilmiş.
- solucanların büyüyünce yılan olacağını sanmak.
- herkesin hep yanında olacağını sanmak.
- hep çocuk olarak kalacağımı zannetmek.
- hep iyiler kazanır.
- büyümenin iyi bir şey olduğu düşüncesi.
çocuk olsam yeniden...
bir tek düştüğüm için acısa içim,
ve kalbim;
çok koştuğum zaman çarpsa sadece...