annem saçlarımı kestirmek istiyordu bende karşı çıkıyordum. bir gün ben uyurken saçıma sakız yapıştırmış, bana da ağzında sakızla uyumuşsun oda saçına kadar yürümüş işte dedi. inandım, sakızların yürüyebildiğine hemde çok uzun süre.
artık hiç görmüyorum ama eskiden soğuk kış gecelerinde seyyar bozacılar sokaklarda gezip boza satarlardı. onların o çok acayip bir ezgiyle booozaaaa diye bağırmaları vardı ya işte ben küçükken ondan çok tırsardım. yaramazlık yaptığımda annem beni uslu durmazsam bozacıya vermekle tehdit ederdi, ben de hemen susup otururdum kıçımın üstüne. ne malmışım lan.*
bunlardan biri de noel babadır, birgün olacak, evime gelecek diye çok beklemişliğim vardır, ama yaş ilerleyip de pekçok karakterin hayali olduğu anlaşıldığı anlar da insanı hayattan soğutmaya yetmektedir.