kendi halinde yaşayan bir sıhhi tesisatçıyı vampir zannedip, adamcağız her mahallenin önünden geçtiğinde 20 çocuğun ''vampir geliyoooor '' diye, çığlıklar içinde sağa sola koşuşturması. adamcağız evinin yolunu değiştirdi gel zaman, git zaman.
sırf çocukları sevdiği için, emekli bir öğretmen olan yaşlı komşumuz, çocuklara cips, çikolata vs. verdiğinden onu sapık sanıp kaçmak. adam üzülüyordu yahu.
babaanne yumurta kaynatmış ve 6 yaşındaki küçüğün önüne getirmiştir. o çocuksu açlığın vermiş olduğu heyecanla çocuk, yumurtanın kabuklarını tam temizlemeden yumurtayı yemeye koyulmuştur. yumurta ile beraber üzerindeki ufak kabuk parçalarını da yemektedir. tam bu sırada babaanne tıp terminolojisine girecek yeni bir fikir ortaya atar:
- yeme kabuklarıyla, çüküne kaçar bir daha işeyemezsin!!
+ hönkk!!
bu cümleler öyle etkili girer ki beyne uzun yıllar kaynamış kabuklu yumurta yenmez. bu tıpsal bilgiye körü körüne inanılır. hatta öyle ki yaş kemale erse bile yumurta yerken arasıra babaannenin bu sözü gelir akla ve sariselik bir tedirginlik sarar.