bir yüzük yaptım sana güvercin teleğinden
bir yüzük bükerek hoşça kal sözcüğünden**
yitik bir ezgisin sadece;
tüketilmiş ve düşmüş gözden**
sessizce bir cigara yakardın
parmaklarımın ucunu yakardın**
kuyular kuyular kuyular kazdık
bir nefes üflemen için yer yüzü bataklığında sazdık kestik
kendimizi deldik yaktık
sonra sana değil dünyaya aktık
dünya ki mescittir biz onu otel yapmışız
kalktık ki yenilmişiz değişmişiz azmışız
bir sızı kalmış içimizde başka bir şey yok
bu sızıdan yol bulup kapına dayanmışız**
ben orda, akşamına orospular dadanan
camlarında pis sinekler gezinen, ben orda
eskimiş bir tutuşla şarabını içiyor**