malesef hapiste yatanların ufak da olsa bir kısmı bu tip kader mahkumu kimselerdir.
şimdi "nerede kaldı medeni irkek..!" diye, tedirgin bir balık edasıyla çırpınanlar çıkabilir ama en nacizhane duygularımla ifade etmeliyim ki, genişliğin de bir sınırı var hamuğa koyayım.
ayrıca bu olayın birçok örneği yaşanıyor;
neredeyse saat başı cinayet işlenen bir mahallede oturan arkadaşımın anlattığı bir olayda, vardiyalı çalışan adam biraz oynak bir kadınla evleniyor. karısından şüphelendiği için bir gün işten izin alıp eve geliyor. kapının önünde erkek ayakkabılarını görünce durumu anlıyor. anahtarla içeri girip yatakta basıyor bunları. basılan adam, korkudan bembeyaz olmuş dona kalıyor. kızgın koca sukunetini koruyup, "sen sktir ol git, benim hesabım bu karıyla." diyor. adam aceleyle üstünü bile doğru düzgün giymeden toparlanıyor. tam ayakkabısını giymek için eğildiğinde, aldatılan koca, içeriden getirdiği pompalıyla, eğilmiş adamı götünden vuruyor. karısına ise son anda kıyamamış.
arkadaşın anlattığına göre, daha sonra avukat "kadını da vursan daha az ceza alırdın." demiş. ağır tahrik veya cinnetten ceza indirimi olayı filan galiba.. hukukçular daha iyi bilir.
neyse, neticede eş veya sevgili seçimi basit bir şey değil efenim. dikkatli olmak lazım.