yani, hristiyanlar, eski topraklarına geliyor, ayin düzenliyor falan. sen gidip eski toprağın atina'da veya sofya'da aynı şeyi yapamazsın ama, olsun, biz hoşgörü ve insanlık yönünden çoğu zaman * bu küçük balkan halklarını geride bıraktık.
yani, buraya kadar bir sorun yoktur. isterse abd "telkiniyle" gerçekleşen bir eylem olsun, yine de sorun yoktur; olabilir, sonuçta izin vermesen vermeyebilirdin.
fakat işin asıl olağan olmayan ve bana vahim görünen tarafı şudur: yörede, kendilerini "solcu ve kemalist" olarak tanımlayan binlerce türk'ün, bu hristiyan ayinine gösterdikleri büyük ilgi ve besledikleri sempati...
işte trabzon'u asıl gerilimli ve olaylı bir şehir haline getiren "olağanüstü" durum budur. "plan yapmayın plan" türkülerinin kaynağı da budur. ve bu durum ne yazık ki, çok masum olabilecek bir ayinin, olağanüstü bir gerilim altında geçmesine yol açmıştır. ayin, binlerce polisle zor korunabilmiştir.
şimdi sözlerim belki hoşnuza gitmiyor ama, gerçek olduğunu da biliyorsunuz. ve bu gerçeğin tanıdık bir üslupla altını çizmek gerekirse;