atatürk'ün kendisine mecliste din işlerinden sorumlu başkanlığı teklif ettiği fakat dinle siyasetin birlikte yürümeyeceğini düşünen Said Nursi'nin bunu kabul etmediği bilinmektedir. Yazdığı risaileler kuranın tefsiri niteliğinde olup osmanlıca ve farsça kelimelerin fazlalığından dolayı anlayabilmek için lügata ihtiyaç vardır. Kendisine inanan ve yanında yetişmek isteyen çok sayıda talebesi vardır. yazdığı eserler birçok kitle tarafından özellikle hatmedilmekte risaileleri açıklayıcı ve türkçeye uyarlanmış muhabbet ortamları kurulmaktadır. Yazdığı eserlerin içeriğinde fizik, kimya, biyoloji, coğrafya, matematik gibi ilmi konuların yanında mükemmel düzeyde bilim konularının da yer alması yazarın entellektüellikte ileri safhada olduğunun akla ve kalbe hitap eden konuların anlatılış biçimi de sıradan bir insan olmadığının ispatıdır. kendisine ve dinle ilgilenmesine karşı çıkan insanların en azından fikir adamı olduğuna ve ülkemiz topraklarında yetişen usta bir yazar olmasına saygı duymaları yerinde olacaktır. fakat laikçi, çağdaş, kendisini modern zanneden birkısım kitlenin "neee din mi dedi? bu adam kitap yazsa ne olacak" tarzı taşlamaları sadece cahilliğinin göstergesidir. Bu tipleri rehabilitasyon çalışmaları devam etmektedir.