başarısı bir çok medya mensubu tarafından çekilemeyen kişidir. bu bağlamda bir sürü eleştiri yapılmış ve yapılmaktadır bunların olması da normaldir ama iş özel hayata gelince orada durulmalıdır...
medya dünyasından o kadar çok alışmışız ki tuhaf ve anormal ilişkilere "kesin acun da tuttuğunu öpüyordur" fesatlığı ile yorumluyoruz olayları.
zira evli bir zurnacı ile ünlü şarkıcının metres hayatları yıllarca haber bültenlerimizde övüle övüle bitirilemedineyse vay bu ülkenin haline ki araya maphus hayatının girmesi ile noktalandı bu travma ,
evliyken başkasından çocuk yapanlardan tutun, evlenmeden bankadan aldığı spermle çocuk doğuranlara kadar,
sevgilisinden zorla hamile kalıp, çocuk doğurup hatta bunu amerikada yapıp çocuğun pasaport işlerini beleşe getirmeyi amaçlayanlara,
8. kez evlenmek için yeni çıtır erkek arayan dinazorlara,
kimin eli kimin cebinde belli olmayan manken piyasasından zengin züppelere servis edilen ortam kızlarına,
piyasaya yeni düşmüş yakışıklı erkekleri avlayan ibne iş adamlarına,
asistanlarını döve döve fantastik pozisyonlarda elden geçiren haberci-anchorman tiplerine kadar bir dünya sapkınlık,
kamyon dolusu kirli karmaşık ve mide bulandıran ilişkiler bütünü süslenip "ne kadar da olağan şeyler değil mi" diye sunuldu insanlara.
çünkü bunu sunanlardı bu pisliğin failleri... çelişmediler kendileriyle... doğrularını yaşayamadıkları için yaşadıklarını doğru olarak sattılar millete !
bu tablolara muhatap olan ve hatta sindiren yurdum insanı kendi iç bozukluğu ve kirlenmişliği ile, kendi iç dünyasını ortaya koyan yorumlarla "kesin acun da götürüyordur eline geçeni, zaten bu herif yurt dışında da çok programlar çektiydi boş dönmemiştir... vardır kesin" şeklinde özetliyorlar iddiaları. kendi aynı rolün öznesi olsa hakim olamacak kendine, yaftalaması ondan dolayıdır.