--spoiler--
herşeyi götünden anlayan bir millet olduğumuzdan mütevellit birçok yanılgıya sebep olmuş dizidir.
ha şimdi yazacağım şey doğru mudur bilmem ama dizinin sadece jack'in rüyasından ibaret olduğunu iddia edecek kadar aptallaşmadığımı da belirteyim. zira dizinin sonunda yukarıdan bir uçak geçiyordu ve bu uçak lapidusun kullandığı uçaktı.
gelelim benim anladıklarıma.
hatırlarsak 6. sezonda sanırım everybody loves hugo bölümünde hurley adada michael ile karşılaşıyordu. michael ölmüştü ve bize önemli bir bilgi verdi. adada duyulan fısıltılar ölmüş fakat ahirete gidememişlerin sesleriydi. yani boone, shannon, charlie vs.'nin sesleriydi. bunlar hayatlarındaki eksikliklerin farkındalardı ve bu eksiklikleri tamamlamadan öbür tarafa geçememişlerdi. örneğin shannon sayid'i, charlie claire'ı bekledi. araf diye adlandırabileceğimiz bu ortam da bizim paralel evren diye tanımladığımız yerden farklı bir yer değildi. dizimizin karakterleri vefat edene kadar da adada veya başka yerlerde yaşamlarını sürdürüyordu, yada ölmüşlerdi. mesela hugo yeni jacob oldu, ben richard'ın yerine geçti, kate ve sawyer kurtuldu vs. vs. sonra bunların hepsi ölünce arafta bir şekilde birbirlerini buldular ve hep birlikte öbür tarafa geçtiler. yani adada yaşananlar ve sonrası tamamen gerçekti.
ha çok mu güzel bitti, onu bilemem yoruma açıktır. bence iyi bile bağladılar çünkü epey sarpa sarmıştı. her şeyi bilimsellikle açıklayamayacakları açıktı ama iyi bir background hikayesi sundular ve ben tatmin oldum. tabi memnuniyetsiz türk seyircisi de 6 yıldır bilmem kaç saatini harcadığını saymakta. ulan sanki bu diziye harcamasan ne yapacaktın o saatlerde diyesi geliyor insanın. sadede gelirsek, güzel ve duygusal bir sonla bitti dizi. ha tabi açıklanmayan pek çok şey var ama olsun ana olayı kaptık o yeter. tabi ki bilimsel bir son çok daha güzel olabilirdi ama gerçekten yapımda emeği geçenleri tebrik etmek lazım, çünkü televizyon tarihinin en büyü yapımlarından biriydi lost.
--spoiler--