evet, ağlamak kadar uzun, hayat kadar kısa bu yazıyı sana yazdım ben.
ilk genç kızlığa vurduğum zamanlarda elimi ilk tutan sendin. gözlerimin içine bakıp, gülllerin içinden koşturan sendin beni. oysa şimdi sensizliği resmedip astım duvarıma. peki bu yalnızlık neden? neden terkediş? bu kadar zor muydu direniş? pes etmek yoktu hani, pes etme diyen sen değil miydin bana?
ne oldu şimdi, zaman mı değişti biz mi yoksa? sonsuza dek demiştin bana, oysa ki verdiğin gül bile kurumadı henüz ve sen yoksun yanımda.
başım avuçlarımda, gözlerim anılarda bekler oldum seni. yollara dikmedim gözlerimi hiçbir zaman, melekler yürüyerek gelmezler çünkü.
lütfen duy artık, insaf et. bu gece sen ol yanımda.