... sonra kalktım ve yürüdüm, kim olduğunu sordum, neden burda olduğunu sordum o karanlık gözlü genç adama, korkmuşmuydum? galiba evet korkmuştum, geri çekildim ama sonra onu ağlarken gördüm ve ben de ağladım neden ağladığımı bilmeden sadece onun ağlayışına ağlıyordum , onu teselli edecek bir şeyler saçmalıyordum, onu bile başaramıyordum ve bana sadece sus dedi ve elimi tuttu o soğuk ve titreyen ellerimi.. o kadar sıcaktı ki elleri yüreğimdeki o buz kütlesini eritmişti ve ben ağlıyordum, dönüp gözyaşlarımı sildi, gülümsedi ve ağlama dedi, oysa ki ben onu teselli edecektim ama olmadı o beni teselli ediyordu bir de ben onu tanımıyordum, tanımadığın bir insanla konuşmak? farklıydı, onun üzüldüğünü görüp üzülmek ve ağlamak...