tanrının olduğunun kanıtlanması gerektiği gerçeği

entry33 galeri
    8.
  1. şüphesiz ve savunulası bir gerçektir. hatta şöyle söyleleyim; tanrının olmadığının ispatlaması gibi bir zorunluluk yoktur. ispatlanması gereken her zaman olağandışı, doğaüstü olandır. farz eddelim ki ben dünyayı iple tutan görünmez bir maddeden yapılmış, radyasyon yaymadığı için hiç bir dedektöre yakalanmayan, foton saçmayan, yörüngelerinden elektron yaymayan, uzay-zaman düzlemini kütlesi olmadığı için bükmeyen bir varlık olduğunu ve bu varlığın dünyanın güneş çevresinde dönmesini elindeki görünmez iple sağladığını iddia ettim. siz bana bunun aksini kanıtlayamazsınız. peki o zaman sayın inançlılar size soruyorum, bu mitolojik yaratık "var" mıdır?

    yokluğunu ispat edemezsiniz. ama ben bunun ispatlanmaması için elimden gelen tüm doğaüstücülüğe başvurmuşum. bu durumda önce benim bir açıklama yapmam gerekir. sizin değil... (bu şekilde richard dawkins domuzların uçabileceğini ispatlamış mesela.)

    tamam, bir dna molekülünün ilkel ekolojik çorbada oluşma ihtimalinin trilyonda bir olduğunu kabul edelim. evrende 10 milyar galaksi, ve her galakside 10 ila 30 milyar gezegen veya gökcismi var. şimdi bu durumda evrende ortalama 200 milyar kere milyar gökcismi var demektir. bir düşünün, bu durumda asıl bu kadar çok deneme şansı olan bir evrenin tek bir gezegende bile dna molekülü üretememiş olması mümkün müdür? asıl bunun aksi korkunç büyük bir tesadüf değil midir? hatta hatta, öyle ki bu basit hesaba göre evrende bir değil, belki yüzlerce binlerce dna molekülü oluşturabilmiş "goldilock kuşağı" gezegeni olması gerekir. (goldilocks kuşağı evrende yaşam için elverişli özelliklere sahip bölgelerdir.) yani büyük ihtimalle evrende yalnız mıyız sorusuna da cevap bulmuş olduk.

    ayrıyetten sözgelimi insan biliminin bir beyini yapay olarak üretemiyor olması bir tanrı ispatı değildir. çünkü bilim "henüz" üretememiştir. çünkü doğa, bir insan beyni üretebilmek için yaklaşık 4,5 milyar yıldır 200 milyar kere milyar ayrı yerde sayamayacağımız kadar çok şekilde denemeler yapmış, cins cins çeşit çeşit sonuçlar almıştır. insanın beyin konusunda ciddi ciddi çalışmaları 150 öncesinden başlamaktadır.

    son olarak doğanın bir protein molekülünü nasıl kendiliğinden sentezlediğini görüp de şaşırmak isteyenler için (bkz: miller urey deneyi)
    0 ...