yuvayı yapmaya çalışan dişi kuşun bilinçsiz ve asabi olması sonucu neden olduğu manzaralardır.
çocuğun ağlamak yerine sokak ortasında şu cevapları vermesi hayalimdir:
bitmek tükenmek bilmeyen sorularıma cevap veremeyeceksen beni neden doğurdun?
sen de çocuk değil miydin?
yaşlanınca teknolojiyle ilgili yüzlerce sorunu kim cevaplayacak sanıyorsun?
kim kucağında taşıyacak seni?
elbiselerini kim yıkayacak?
çünkü bu kişiye sen nasıl bir annesin? lafı işlemez, artık çok geçtir. sistemin berbatlığıdır. o kadın onu doğal bir büyütme metodu olarak görür.
ayrıca mahalledeki diğer çocuklara da el atarlar bazen.
hatta bir gün yeğenimle oyuncak almaya çıkmışız. elinden kafasından tuta tuta çarşıda gezdiriyorum ufaklığı. pat diye tokat yedi bizimki yanımızda yürüyen kadından, kadın kendi çocuğuna vuracakken bizimkine vurdu. utanır anlar diye bekledim bir önce ama çocuğuna daha çok sinirlenmekle yetindi. bu sefer ben de ona daha çok sinirlendim. bizim ufaklık istemiyorum oyuncak diye ağlamaya başladı. diğer ufaklık kendini iyice suçlu hissedip kaçmaya başladı. işte böyle toplumsal yaralar açan, minicik yüreklerin yüzlerini büktüren bir eğitimsizliktir şiddet.