22.08.2009
mektuplar sizi ne kadar etkiler. mektup almayı, mektup yazmayı ne kadar da çok seviyorsunuz. ama hiç kimseden, hiçbir şekilde mektup almıyorsunuz. oturuyorsunuz, yazıyorsunuz bir sevdiğinize:
'bugün bir kez daha anladım senin yanımda olmadığını, bir kez daha sildim gözyaşlarımı, kalbimi bir kez daha temizledim. ve yine bekledim. dua ederken gelmemen için aslında iç çekerek bekliyordum gelmeni. bu mektubu yazmaya cesaret edememiştim. sana sevgiden önce büyük bir güvenle birlikte saygı duyuyorum. ne kadar mutlu olduğunu görüyorum. uzaktanda olsa. yanında olmayı isterdim, hem de çok.. ama seni üzebilirim, gözlerime her baktığında gülen gözlerle değil, ağlayan gözlerle karşılaşacaksın ve ben bunu istemiyorum. bana söylediklerini hiçbir zaman unutmuyorum 'seni üzebilirim bu bana zarar vermez belki ama sana zarar verir en çok da bundan korkuyorum.' bu sözlerin birlikte bir kez daha güvendim çünkü yalan söylemedin. kendine iyi bak.'
bu mektubu göndermeye bir yanınız çekiniyor, bir yanınız ise göndermelisin diyor. ve gönderiyorsunuz. gönderdiğiniz yer karlarla kaplı bir yer. beyazının hiç eksik olmadığı, ama sizin gözleriniz bu beyazlığı görmüyor çünkü siz zifiri karanlıkta kaybolmuşsunuz.
ve birgün daha haykırışlarınızla bitiyor.