ter içindesin... eskimesin yaz titreyen dudagında.
ellerinde ugultulu bir boşluk çoğalacak birazdan.
öyle yasanmıs hep, yüzüne inmiş akşam.
bu acı bir yürek bulmuş sende.
yorulmuşsun insan olmaktan.
yırtık bir güzellik artık o düşlenen gezegen.
uzakları düşünüp azalmışız.
üşümüşüz aşkların kıyısında, karşımızda duran o dalgınlıkta.
ve bakımsız bir hayat...
dalgın çocukların kaybolma korkusu...
sonunda aramızda bir kırmızı şakayık.
iyileşmez bir yaradan oyulmuş,
yorulmuş savrulmaktan,
eksilmiş kalbi dünyanın ağrıyan yeri olmaktan.
gecelerin ucunda yandıkça unutulmuş.
kavrulmuş o kargaşada, hırpalanmış gülüşü.
durup daglara bakmış, onların arkasına.
boğulmuş sesi susarak anlatmaktan...
çıplaktın sular kadar, tükendin aşınmaktan.
yabanıl bir umut yeşert şimdi.
beni bir söğüt dalına aşıla.
yenile o tuz tadını, atladıgım sulara bakma!