parlak, birer gün gibi
yolun ortasındaki beyaz çizgiler
rüzgârın önüne katılmış sanki
ben giderim, yol gider
ben biterim, yol biter
savruk hasretlerde harmanladık
koca bir ömrü, öyle pervasız
şuursuz savrulduk, yarınsız kaldık
öyle içten, öyle ansız
ben ürkek, yol amansız
yürür gibi şimdi ay üstüne
adımlarım keskin ve fakat histerik
kulak verip cama çarpan rüzgâr sesine
asfalt adımlarımla kesik kesik
ben mahçup, yol alabildiğine dik
şafak söktü sökecek ufukta bir gar göründü
yolcusu yok, bu gar bekleyenlerin garı
gecenin tenhalığı, can havliyle süründü
ben yorgun, yolculuk da tükendi gayrı
yol ayrı uzanır, ben yoldan ayrı
otobüs yorgun, çömelecekti şimdi
son demi yolculuğun, kayboldu ağır keder
hemen bütün yolcular, birden bire irkildi
ben giderim, yol gider
ben biterim, yol biter