mesela double cross hemen hemen hiçbir şeyden korkmaz, ama denizdeyken (yüzerken yani) büyük gemilere yaklaşmaktan çekinir. sanki o dev demir yığını kendisini altına çekecek, pervanesiyle kesim kesim kesecek, ya da çarpıp kafasını gözünü kıracakmış gibi hisseder. aslında tam böyle hissetmez (çekinceleri bu yazılan maddeler değildir) de, anlatması zordur. bir histir. nedense artık. tehdit gibi alır onu.
hatta kendisi 12-13 yaşındayken erdek'de yakınlarda bir iskeleye yanaşan koca tankerin en tepesine çıkıp aşağıya atlamakta bu nedenle rahatsızlık hissetmiştir. yüksekten denize atlamak çoook zevklidir, ama yüzüp o tankere yaklaşmak oldukça rahatsız edicidir.
korku da değildir ki tam, açıklanamamaktadır.
yine aynı bünye (uzayda olan) büyük uzay gemilerinden de aynı şekilde çekinir. (yok görmedim de hiç, öyle geliyo)
"birader giy şu astronot kıyafetini de şunun yan tarafındaki akı kapasitörü bozulmuş onu bir değiştiriver" deseler "sikkktir lan" der.
çok büyük olm.
ama uçaklar ya da diğer kara taşıtları sorun değil. orasını da pek anlamıyorum.