vaudeville for vendettanin uzun ve bilgilendirici yazisinda da bazi sorularin yanitlarini bulamamis eski moda solcudur.* sorularin bir kismini soylece aciklayabiliriz:
a) onceki entrylere bakildiginda bulunabilecek soz konusu yazida turkiyenin enerji ihtiyaci konusulurken, neden ruzgar enerjisinin dunyanin enerji ihtiyacini karsilama yuzdesi verilmistir de, turkiyenin enerji ihtiyacini karsilama yuzdesi verilmemistir? zira turkiyenin ruzgar enerjisi potansiyelinde cok buyuk bir potansiyeli oldugu (dunyada ilk beste) soyleniyor.
b) bir nukleer santralin yapimi, daha onceki orneklerden de anlasilacagi uzere en az 12-13 sene surmekte iken, ruzgar ve gunes enerjisi elde etmemizi saglayacak tesisler cok daha kisa zamanda yapilabilecekken, bugunun nukleer enerji teknolojisinin verimliligini yine bugunun ruzgaz enerjisi elde etme teknolojisinin verimliligiyle karsilastirmak ne derece dogrudur? burasi karisik olabilir aciklayayim: bugunun teknolojisini kullanarak hemen yarin yapimina baslanacak bir nukleer santral en erken 2020 yilinda enerji uretimine baslayacaksa, buna alternative olacak sekilde onerilen ve 2020 yilinda enerji uretimine baslamak uzere planlanan bir ruzgar enerjisi santralinin yapimina 2017 civarinda baslanabilir, zira ruzgar santralleri cok daha kisa surede uretime gecerler. peki ruzgar enerjisinin verimliligi her gecen gun hizla artmaktayken, bugunun nukleer enerji teknolojisinin 2017 yilinin ruzgar enerjisi teknolojisinden daha verimli oldugu iddia edilebilir mi?
c) bir onceki soruya aslinda vaudeville for vendetta yanit vermis, ama son derece garip bir sekilde. soyle ki, madem 1 kilo uranium 1 kilo komurden daha cok enerji uretiyor, oyleyse uranium daha verimlidir. tabii verimlilik kavramini nasil anladigini bilemiyoruz ama biz verimlilik derken, bir santralin kurulum-isletim-sokum masraflarinin o santralin omru boyunca uretecegi enerjiye oranina, kisacasi watt basina maliyetine (sadece isletim maliyeti degildir maliyet, dikkat!) bakiyoruz. bu durumda, nukleer santrallerin kurulum ve sokum maliyetleri yonunden, mesela ruzgar veya hidro-elektrik santrallerine gore onemli dezavantajlari var: omurleri cok kisa ve sokum maliyetleri cok yuksek. bahcesehir universitesinden bir iktisat profesorune bakilirsa, tum masraflar dahil edildiginde nukleer enerji alternatiflerinden daha pahaliya gelen bir enerji uretme yolu. ha bu ekstra masraflar zamaninda ongorulemedigi icin, nukleer ekonomik sanilarak yapilmis bol bol, ama bugun bunun boyle olmadigi anlasiliyor. su iki yazi onemli: http://www.radikal.com.tr...4114&tarih=11/01/2008 & http://ozgurgurbuz.blogsp...-nkleer-enerji-almal.html
d) nukleer santral sizmalariyla olen insan sayisinin diger santrallerin yol actigi olumlerle kiyaslandigi istatistik ise tam bir propaganda ornegi olarak derslerde gosterilecek nitelikte olmus. buraya kadar aslinda bilgilendigim bir yaziydi vaudeville for vendettanin yazisi ama burada e oha ama dedim. bir kere, nukleer kazalarda olen insan sayisi bu istatistikten ozenle cikarilmis. daha da onemlisi, bu istatistikler verilirken, her bir isletim sisteminin dunya uzerindeki toplam sayisi bu rakama oranlanmamis. ornegin dunyadaki komur santrallerinin sayisi nukleer santrallerden 30 kat fazlaysa, oysa komur santrallerindeki kazalarda olenler nukleer kazalarda olenlerden 15 kat fazlaysa, sizce hangi sistem daha guvenlidir?
e) en son, en basit, ama en anlamli soru isareti olarak, bir baska eski moda solcu olan alman yesiller partisi baskani j. fisherden bir soz alintilayacagim. fisher diyor ki, ne zaman dunyadaki herhangi bir sigorta sirketi, dunyanin her hangi bir yerindeki tek bir nukleer santrali sigortalamayi kabul eder, ben de o zaman nukleer santral yapmanin iyi bir fikir oldugunu kabul ederim. sahi, nukleer santral teknolojisi bu kadar guvenliyse, sigorta sirketleri sifir risk iceren bu sigorta islemini yapip milyonlarca dolar kazanmayi neden kabul etmiyor, sizce bu sirketlerin ceolari dunyanin en saglam uzmanlarina paralar dokup onlarin goruslerini almak yerine, yalnizca 'eski moda' onyargilariyla mi reddediyorlar bu sigortalama taleplerini? hakikaten inaniyor musunuz buna?