böyle bırakıp gitmemeliydin
yüzünü bile göremeden elini tutamadan
belkide hissetiğim o sıcak tenine dokunamadan
erken olmadı mı bu amansız ayrılık
sen yokken gecelerimde hüzünlenmiş bir ben bir sen
susmak lazım belkide umarsızca bu bekleyişe
ta ki bile bile gelmeyeceğini çok uzaktayken
yalnızlık zor sessizlik daha bi acı bu bedende
susmaklar çaresiz en derinden kanayan yara misali
susuz kalmış bir kuşun çöldeki haykırışı
onun gibiyim galiba yalnız ve susuz
bir çare olsa haykırırdım çılgınca içimdeki çığlıkları
kim duyardı bilinmez
onu bir tek bilen yine ben ve yine içimdeki sen
aslında tek vücut olmaktı bu
sahipsiz çıkışların son müjdecisi
yalnızlık..
son demimde kayboluşlara inat
yaşamaya devam et ey kainat...