efendim, deniz uğur hanım reha muhtar bey'e aşkını gazeteci isimli bir kitap yazarak anlatmış.
kitaptan bir kısım cümleler ise şöyle:
" gazeteciyi 'çapkın kurt', genç kadını da 'sığınacak liman arayan mağdur' ilan etmeleri çok muhtemeldi. oysa onların ikisi de burjuva ailelerin tek çocuklarıydı... sadece birlikte soludukları havanın şöyle bir koklanması yeterliydi onların aşk öyküsünü doğru okuyabilmek için... bu ilişkinin dinamiklerindeki snobizmin yanısıra, içtenlik ve doğallığın da algılanabilmesi gerekirdi. onlar birbirlerine deli oluyorlardı...
birlikte olan iki insanın, iki sevgilinin birbiriyle gurur duyması ne benzersiz bir duygudur, ne büyük hazdır. fakat bu hazzı yaşayanlar sadece onlardı. bir gün, birlikte oldukları duyulup bilinince, çoğu kimse bundan haz almayacak, kıskançlık ve hırs okları üzerlerine fırlatılacaktı. "
hey allaam, sizi bilmem ama benim bayaa bir midem kaldırdı sabah sabah. burjuva ailelerin tek çocuklarıymış da ilişkilerinin dinamiğinde snobizm varmış da tey tey tey. ne hayatlar var şu dünyada haberimiz yok. değil dinamiğinde snobizm olan bir ilişki yaşamışlığım, böyle bir cümle kurabilme ihtimalim bile yok. kelimeler kifayetsiz...