1842.
-
şimdilerde mutluluk şiirleri dökülüyor kalemimden,
yine tarifi ben, sahibi sen..
her bir mısraya seni sığdırıyorum,
bizi şiirlerimiz ile ölümsüzleştiriyorum..
istanbul'umuzun karanlığını,
aydınlığa çeviriyor yine,
o güzel gülüşün..
mutluluğumuz bitti ler ile artıyor,
her şey bitiyor, her şey yok oluyor,
ve biz kalıyoruz birbirimize..
o melek yüzün kalıyor her şeyden geriye..
kendimi sana kilitliyorum..
kalbimi o güzel kalbine saklıyorum..
ufak bir rüzgar ile kokun geliyor burnuma,
odam, bir anda cennetin oluveriyor..
gökyüzünden bir melek iniyor usulca,
kanatları seninki kadar ak,
ve bir o kadar da güzel..
zamanı sende durdurmuşum, resmine bakıyorum..
kupkuru olan ağaçları,
solmuş çiçekleri mutluluk gözyaşlarımızla suluyoruz..
ve yine tüm çiçekler bahçemizde açıyor..
karanfile de, papatya ya da aynı ismi veriyoruz..
istanbul'umuzun yağmurlarına eşlik etmiyorum artık,
gözlerimi mutluluğa ağlatıyorum..
keder içinde olan perdelerimi,
aydınlığına açıyorum yavaş yavaş..
ve yine tüm yaşanmışlıklardan sıyırıp ellerimi,
sana geliyorum her gece..
içimde tarifi imkansız bir mutluluk,
içimde sen, bizim mutluluğumuz..
yarıya çekilen gözlerimin bayraklarını,
göndere çekiyorum..
o güzel gözlerini kıskanan kuşlar,
konmuyor pencereme..
sen gülerken,
istanbul'umuzun tüm ışıklarını kapatıyorum..
02.20'nin karanlığında,
gülüşün ile aydınlanıyorum..
gözlerimi melek yüzüne kapatıp,
nefesimi seninle veriyorum..
istanblue ..
love's ..