dedenin ölmesi, yok tanım filan. tanımsız bir biçimde oldu.
3 ayı geçti onu mezarına koyalı. 3 ayı geçti beni kalaylamayalı. 3 ayı geçti babam ve oğlum'u hergün 30 kere izlemeye başlayalı. 3 ayı geçti "ne zaman geleceksin torunum?" diyeli.
çok acır içim, anlatamazdım ona hiç. sağlıklıydı bakardı kendine. vitamin, yemek eksik etmezdi. hormonlu yerine bahçeden alırdı eksiğini. hem kendine hem ananeme baktı o. yıllar boyu. hep tahlillerini yaptırırdı o, hep sağlam çıkardı benim hasan dedem. arabası vardı onun, oğlu 45 günlükken öldüğünden dolayı oğlu yapmıştı arabasını. severdi onu, kıskanırdım onu arabasından. dedem su istediği zaman bıkkınlıkla su verirdi ailenin kızları ona, elden ayaktan düşmemişti oysa bu adam. 66sında uzun yola şahsi arabasıyla gezen gelen biri. hep kızardım kızlara saygısızlık yapıyorlar diye bu adama. en çokta bana kızar, bağırırdı. insan olarak en çok ondan korkuyordum ben. ne anamdan ne babamdan. o bitaneydi, dedemdi. galatasarayını çok severdi. hatta maçta kaçırılan bir pozisyondan sonra masadaya vurmak yerine küllüğü ve elini kırmıştı. ah dedem ah. olsan görsem beni bu halimi, hele bu sabah, bu bayram sabahı kimseyi arayamacakmışım gibi hissettim kendimi. ananemi aradım, o'da yalnızmış, gitmemişsin o'na da. nere gittin sen hasan? nerdesin babam benim? seni yıkadım ben bi güzel, biliyor musun? annem ve teyzemler "sana mı kaldı?" diye bana bağırdıklarında ben seni yattığın evinden çıkartıp yıkadım. güzel kokularını sürüp bi güzel temizledik seni. biliyor musun ben taşıdım senin tabutunu camiye kadar. arabaya bile bindirilmeni istemedim " bırakın ben taşırım " diyince ananem bayıldı. o'nu da mı hiç özlemedin? ama son keleğini attın bana dedeciğim. unutmadım. tabutta bi çivi çıkmıştı farkında olmadan yardı parmağımı. kızların, karın iyiler, merak etme sen. beni sorma zaten, ben hep seni düşünüyorum. bu zor oldu be, yakışmadı heybetine. elimden gelse mezarlığına kadar ben taşırdım ya cidden uzaktı orası. Boztepe'de bir dağ yamacı. ne güzel yer imiş orası. bilmem farkettin mi ben koydum seni mezara, baya ağırdın be baba. şikayet değil de içim eziliyor, olsan da yanımda hergün sırtımda taşısam seni. koskoca arkadaşların ağladı mezarının başında. ananem "gömdünüz mü?" dediğinde ne evet dedim ne hayır. ne yaptık biz seni anlamadım zaten. görsen kızardın bana neden sigara içiyorsun diye? neden izimde gidip rakı içiyorsun diye. rakı senden bana miras kaldı be. paranda pulunda gözüm varsa namertim, sadece son rakını aldım. seni gömdükten sonra bitti zaten ve onunla beraber 2 paket camel o gece. içim eziliyor hep babam ve oğlumu seyrederken, hep bi burukluk. hele çetin tekindor "sen de bana, ben gızmam" diyince ağzıma sıçılıyor. şimdi de ağlıyorum be baba, babamsın sen. ama bil ben oğlun gibiyim. adın, karın, kızın hepsi mirastır bana. ama çok koyuyor be sensizlik, neredesin ulan sen!!!