yazmanın "edebiyat yapma" sanıldığı bir dönemde, yazısını, kendi deyişi ile, "fikirleştirmek" için uğraşmıştır. belki, hüseyin cahit yalçın'ın, zeytindağı'nı okuduktan sonra, "yalnızca bu kitabı yazmak için dünyaya gelmeye değer" demesi de bu yüzdendir. ama 'fikir' deyince kim bilir ne anlaşılıyordu o zaman?