türkiyedeki bazı yayın kuruluşlarını kullanarak kendini haşa peygamber olarak göstermeye çalışan kişi. ya da öyle gösteriyor birileri bilemiyorum. fetullah gülen hocaefendinin evi şeklinde bir resmin altına 'şimdi yıkılmış bir virane. hemen el atmalı ve onarmalıyız. muhterem bir insan' anlamına gelecek bir yazı iliştirmişler.
bu insan dininin gerektirdiklerini yerine getiren bir insan olabilir. bu da kimseyi ilgilendirmez. lakin şöyle bir durum var ortada. bu insan o kadar muhterem bir şahıssa neden kendi ülkesine giremiyor? neden amerika'da yaşamını sürdürüyor? onun fikirlerini benimseyip sıkı sıkıya ona bağlı olan ismi lazım değil birileri bana 'hasır halı üstünde oturuyor. bolluk içinde yaşamıyor.' dedi. kim yer bunu allesen. kendi yandaşlarının bile kendisi hakkındaki soru işaretlerini kaldırabileceğine zerre kadar inancım yok.
din ve tasavvuf konusunda dünyaya nam salmış ulvi kişiler var. bunların en önemlisi de mevlanadır şüphesiz. bu adam eğer söyledikleri kadar önemli bir şahsiyetse neden bir fethullah gülen ylı olmuyor?
'eğitime destek veriyor, yabancılar türkçe öğreniyor' lafını da anlamış değilim. bu adamın açtığı ya da açtırdığı ya da bi şekilde açılmasına vesile olduğu okullar hep özel okullar. eğer amacı türkiye'yi ve türkçe'yi tanımaksa neden açtırdığı okullarda eğitim dilini türkçe yapmıyor? hazır yazmışken söyleyeyim bu düşünce benim değil, avrupanın en genç profesörü olmuş değerli bilim adamımız oktay sinanoğluna ait. bye bye türkçe adlı eserini okuyanlar bu yazdığım soru cümlesini harfi harfine kitabında bulabilirler.
o süper başarılı okulları görüyorum televizyondan falan. adam resmen üniversite kadar ilkokul açtırmış, açmış, açılmasına vesile olmuş. devletini, vatanını bu kadar seviyorsa toplansınlar bir araya, her ile bir okul açıp devlete bağışlasınlar. ne kadar büyük bir topluluk oldukları ortada. üç aylarını almaz 81 tane okulu tamamlamak.
hayır yani, en azından teknik donanımı gerçekten yeterli okullarda okur geleceğimiz. ataması yapılmayan öğretmenler de iş bulur.