ideolojik saplantılarıyla gözleri kör olmuş, elde ettiği her argümanı, yaratıcıya ve inançlılara karşı koz olarak gören ve kullanma çabasında olan zavallıların yapamayacağı ayrım.
Bir müslüman biyolojik evrimi reddetmez.
Yaratıcının her canlıya farklı farklı özellikler verdiğinin bilincindedir.
Örneğin, ipek böceğinin kelebeğe dönüşümünü bir evrimsel süreç olarak kabul eder. Ancak kelebeğe bu süreci yaşatanın Allah olduğunu bilir.
Yine kanguru embriyosunun diğer memeli embriyolarından farklı bir tarzda, geçirmesi gereken evrelerin bir kısmını rahim dışında geçirmesinin de yaratıcının takdiriyle olduğunun farkındadır.
Bir ateist ya da türevleriyle arasındaki tek fark, evrendeki oluşumları, biri şuursuz varlıklara ve tesadüflere bağlar, diğeri ise şuurlu bir yaratıcının yapmasına-yaratmasına bağlar.
ideolojik evrim ise bu sayılanlardan çok farklı bir kulvarda yer almaktadır.
1859 yılından günümüze kadar 150 yıldır Evrim Teorisini geliştirme ve kanıtlama çalışmaları hep varolagelmiştir.
Ancak günümüze kadar; "içgüdüler", "Ara Geçiş Canlıları", "Kambriyen Patlaması" ve "Canlıların Dış Görünüşlerinde Var Olan Görsel Enstrümanlar" konularında teoriyi destekleyen ciddi kanıtlar bulunamamıştır.
Bununla beraber teoriyi geliştirme ve kanıtlama çabaları, daha çok "Yaratıcıyı Reddetmek" anlamına gelen Ateizm'in bir propagandası haline getirilmiştir.
Günümüzde Evrim Teorisi'ni en ateşli şekilde savunanların kendilerini "çağdaş, modern ve bilgili" olarak etiketlemeleri fakat Yaratıcı'nın varlığını kabul edenleri "cahil ve çağdışı" olarak görmeleri işte bu tarihsel sürecin bir sonucudur.