bakıyoruz çok düzgün türkçe konuşan 2 tane "türbanlı" kız görüyoruz. ve avaz avaz bu cümleyi kurabiliyorlar. özellikle seçilip oraya yollanmışlar, sanki çok biliyoruz hem türbanlıyız hem de görüşlerimizi herkesin önünde ifade edebilecek cesaretimiz var mesajı yollamaya çalışıyorlar ancak gelin görün ki "neden sevmiyorsun?" ya da "neden seviyorsun?" sorularına cevap veremeyecek kadar basit ve acizler. o düşüncelerin birileri taarafından o küçük beyinlerine sokulduğu ne kadar da açık! insan birini neden sevdiğini ya da sevmediğini pekala da açıklayabilir karşısındakilere ancak beyinleri yıkanan bu küçük kadınlar ne yaptıklarının farkında olmadan kendi kuyularını kazmaktalar. hangi kadın (başörtüsü, yazma, yaşmak vs değil) "türban" ve "tesettür" için bu kadar heveslenir, nasıl haklarının elinden alınmasına razı olur, ikinci planda olmayı kabullenir anlayamıyorum.
o küçük kadınlar acaba o sevmedikleri atatürk olmasaydı televizyonlara çıkıp rahat rahat konuşabilecekler miydi?
yok eğer ben kıyafet devrimi takmıyorum, atatürk ü de sevmiyorum diyorsan pekala da irana hatta arabistana yerleşebilirsin ve istediğin özgürlüğü(!) elde edersin.